(5271 S. K. m. 231, 232) (5237 S. K. m. 50, 51, 53)
Dava: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: CMKnın 232/2-c maddesi gereğince, gerekçeli karar başlığında, suçun işlendiği yer ve zaman diliminin gösterilmemiş olması; mahallinde tamamlanması mümkün yazım eksikliği olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) TCK'nın 50. ve 51 inci maddelerinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, dosya içeriğine göre; sanığın sabıkasının ve dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışının bulunmadığı, olay sırasında sanığın çarptığı araç sahibinin zararını giderdiği ve hakkında şikayetten vazgeçilmesini sağladığı halde; sanığın şahsi ve sosyal durumu, tüm dosya kapsamı, cezasının ertelenmesi halinde veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde suç işlemekten çekineceğine dair mahkememize vicdani kanaat gelmediğinden şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeler ile TCK'nın 50, 51. ve CMK'nın 231 inci maddelerinin uygulanmamasına karar verilmesi,
2) Sanık hakkında TCK'nın 53 üncü maddesi tatbik edilirken, 3 üncü fıkraya aykırılık oluşturacak şekilde TCKnın 53 üncü maddesinin (1). fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine kadar diğer kişiler yönünden ise, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devamına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 s. Kanunun 8 inci maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321 inci maddesi gereğince, hükmün isteme aykırı olarak bozulmasına, 14.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy