Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK'nın 52/2, 53/1, 51/1-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet ve hapis cezasının ertelenmesi
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 04/12/1998 tarih ve 3332 sayılı kararı ile tescilli 3. derece doğal sit alanı içerisinde yer alıp, kadastroda “mera” vasfı ile “orta malı” olarak tespit gören ... Yaylası'nda 9x9 metre ebatlarında temel betonu atılmış vaziyette inşaat yaptığının belirlendiği, keşifte ve keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda, sanığın tutanak tarihinden sonra eylemine devam ettiği, duvar altı perde beton ve kolon filizlerinin atılmış olduğu, söz konusu yapının betonarme yapı olduğu, ahşap nitelikte olmadığı, dava konusu yapının sabit nitelikte olup süreklilik arz ettiği, sit alanının doğal yapısına zarar verdiği hususlarının tespit edildiği, sanığın aşamalarda verdiği ifadelerde, bölgenin sit alanı olduğunu bildiğini, ihtiyaç nedeniyle eski evi yıkıp yeni bir ev inşaa etmeye başladığını, yapıyı yıkmadığını ve yıkmayacağını beyan ettiği, sanık hakkında TCK'nın 51. maddesinde düzenlenen erteleme müessesesinin uygulanabilmesi için, sanığın, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceğine dair mahkemede kanaat oluşması gerektiği, halbuki suça konu yapının temeli atılmış vaziyette tespit edildiği tarihten sonra inşaat çalışmalarına devam eden ve izin almadan yaptığı binayı yıkmayacağını ifade ederek pişmanlık göstermediğini ortaya koyan sanık hakkında erteleme koşullarının oluşmadığı gözetilmeksizin, “sanığın sabıkasız oluşu, kişilik özellikleri” şeklindeki yetersiz gerekçeye dayanılarak, tayin edilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış olup;
08/10/2013 tarih ve 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesine göre, sit alanlarına ilişkin tescil kararları Resmî Gazete’de yayımlanmakla birlikte, Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulacağı, belirtilen değişiklik öncesinde işlenen suçlar bakımından ise, sit alanı tescil kararının mahallinde mutad vasıtalarla ilan edilip edilmediğinin araştırılması gerektiği, inceleme konusu dosyada, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun
04/12/1998 tarih ve 3332 sayılı kararına ait ilan tutanağı mevcut olup, sanığın da aşamalardaki savunmasında bölgenin niteliğini bildiğini beyan ettiği, böylece 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesinde tanımlanan suçun unsurlarının oluştuğu ve ayrıca Çaykara Belediyesi bünyesinde kurulup faaliyete geçen koruma uygulama ve denetim bürosu da bulunmadığı anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, hakkındaki cezasının fahiş olduğuna ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında tayin edilen temel cezada takdiri indirim yapılırken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. Maddesine muhalefet edilmesi,
İsabetsiz olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının ikinci bendinin başına, “5237 sayılı TCK'nın 62/1 maddesi uyarınca,” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy