Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm: Davanın Reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; Tazminat talebinin dayanağı olan Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/05/2006 tarih, 2004/219 esas, 2006/87 karar sayılı ceza dava dosyasında yapılan yargılama sonunda, sanığın (davacının) aynı eylemlerden ötürü yargılandığı Diyarbakır 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 10/06/1998 tarih ve 1998/93 esas, 1998/105 karar sayılı dosyasında beraatine hükmedildiği ve açılan davanın mükkerrer olduğu gerekçesi ile Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/7. maddesi gereğince reddine karar verildiği, hükmün sanık müdafinin yüzüne karşı verildiği ve süresinde temyiz edilmediğinden 31/05/2006 tarihinde kesinleştikten sonra, davacının Şanlıurfa valilik makamına 04/08/2006 tarihinde, Diyanet İşleri Başkanlığı'na 21/09/2007 tarihinde olmak üzere, yazılı dilekçe ile göreve iade talebinde bulunduğu ve davacının hakkında verilen beraat hükmünün kesinleştiğini ilk başvuru tarihi itibariyle öğrenmiş olduğu anlaşılmakla, mahkemece yapılan inceleme sonunda tazminat istemine ilişkin davanın tutuklama tarihinde yürürlükte olan 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanunu'nun 2/1. maddesinde öngörülen 3 aylık hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmesi gerekirken, davacının 04/06/2008 tarihinde, Şanlıurfa valiliğine hitaben görevine iadesini talep ettiği, gerekçeleri gösterilerek davanın yasal süresinde açılmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğru olduğundan, davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.