Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun'a göre tazminat
Hüküm : 480 TL maddi tazminatın dava tarihinden ve 2.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Diyarbakır 2. Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin 1993/371-2002/83 Esas, Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinden; sanığın (davacının) devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya teşebbüs suçundan beraatine hükmedildiği, dosya içindeki onaylı karar suretinde yer alan kesinleşme şerhinden, hükmün temyiz edilmeden 01.10.2002 tarihinde kesinleştiği, davanın işlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun'un 2. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, dava için kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla; tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
29.05.1957 tarih ve 4-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere, ait olduğu davada hüküm altına alınması gereken vekalet ücreti, yargılama giderleri kapsamında olup bu hak asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağından ceza davasında ödenmeyen vekalet ücretinin, maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceği gözetilmeden, davacı lehine beraat kararının verildiği tarihte geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin maddi tazminat olarak tayin edilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; maddi tazminata ilişkin 2. bendin hükümden çıkartılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.09.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy