Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle yaralama
Hüküm :TCK'nın 89/4, 62, 50/4, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay günü gece saat 20:15 sularında açık havada, aydınlatmanın bulunduğu meskun mahalde, refüjle bölünmüş, tek yönlü, yüzeyi kuru, asfalt kaplama yolda idaresindeki kamyonetle seyir halinde bulunan sanığın, olay mahalli kavşağa geldiğinde, kendi seyir yönüne hitap eden ''Dur'' trafik işaret levhasına rağmen refüj aralığından kontrolsüzce sağa dönüş yaparak kavşağa girdiği sırada, sağındaki servis yolunu takiben yönetimindeki otomobille seyreden ...'nın aracına çarpması şeklinde gelişen ve biri şikayetten vazgeçen 3 kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına sebebiyet veren asli kusurlu sanık hakkında, TCK'nın 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi gözetilerek adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca asgari hadden daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma konusu yapılmamış; mahkemenin, sanığa ait sürücü belgesinin geri alınma süresine ilişkin takdirinde isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamede bu hususta bozma öneren (3) no.lu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; gerekçeli karar başlığında, CMK’nın 232/2-c maddesi uyarınca suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir yazım eksikliği olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, kusura, savunma hakkının kısıtlandığına, ceza miktarına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine, sürücü belgesinin geri alınmasına ve eksik incelemeye ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, seçenek yaptırım olarak adli para cezasına çevrilmesi esnasında uygulama maddesinin TCK'nın 50/1-a maddesi yerine, kısa süreli olmayan hürriyeti bağlayıcı cezaların adli para cezasına çevrilmesinin yasal dayanağını oluşturan ve somut olayda ceza miktarı itibariyle uygulama alanı bulmayan TCK'nın 50/4. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2- Sanık hakkında tayin olunan adli para cezasının taksitlendirilmesinde taksit aralığının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/4. maddesine aykırı hareket edilmesi,
3- Sanık hakkında sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilirken uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususlarda, aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının 1. bendinin 3. alt paragrafında yer alan “50/4” ibaresinin, “50/1-a” olarak değiştirilmesi, hükmün 1. bendinin 5. alt paragrafında yer alan “24 eşit” ibaresinden önce gelmek üzere “aylık” ibaresinin eklenmesi, hükmün 1. bendinin 8. alt paragrafının başına “TCK'nın 53/6. maddesi gereğince,” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, eleştirilen husus dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy