Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın reddi
Davacı vekilinin 13.02.2013 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, davalı vekilinin temyiz isteminde bulunduktan sonra 25.04.2013 havale tarihli dilekçesi ile temyizden vazgeçmesi göz önüne alınarak yalnızca davacı vekilinin temyiz itirazlarına hasren dosya incelenerek gereği düşünüldü;
13.02.2013 olan dava tarihinin gerekçeli karar başlığında 12.02.2013 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı kabul edilmiştir.
5271 sayılı CMK 142/1. maddesine göre koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerinin kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden üç ay ve her halde kararın kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceği, dava dosyası incelendiğinde beraat hükmünün kesinleştiğinin davacıya tebliğ edildiğine ilişkin belgeye dosya içerisinde rastlanılmadığı ancak tazminat davasına dayanak teşkil eden beraat hükmünün 02.01.2012 tarihinde kesinleştiğinin, davanın ise 13.02.2013 tarihinde açıldığının anlaşılması karşısında süresinde açılmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde haksız gözaltı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddedilmesi, gerekçesi itibariyle yanlış, sonucu itibariyle doğru kabul edilmiştir.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 13.10.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy