Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Özel hayatın gizliliğini ihlal, yalan tanıklık
Hükümler : Beraat
Özel hayatın gizliliğini ihlal ve yalan tanıklık suçlarından sanıklar ... ve ...'ın, yalan tanıklık suçundan sanık ...'ın beraatlerine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ...'un yalan tanıklık ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından dolayı TCK'nın 38/1. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 272/1 ve 134/1, sanık ...'ın yalan tanıklık ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından dolayı TCK'nın 272/1 ve 134/1, sanık ...'ın yalan tanıklık suçundan dolayı TCK'nın 272/1. maddeleri gereğince cezalandırılmalarının talep edildiği 26.04.2011 tarihli iddianamede; sanıklar ... ve Zeynep Akbağ'ın mahkeme huzurunda gerçeğe aykırı olarak tanıklık yaptıklarının ve sanık ...'un diğer sanıkları azmettirdiğinin iddia edilmiş olması karşısında, iddianamedeki anlatımın içeriğinden sanık ... hakkında TCK'nın 38/1. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 272/2, sanıklar ... ve ... haklarında TCK'nın 272/2. maddesinde tanımlanan yalan tanıklık suçundan dava açıldığı,
TCK'nın 134/1. maddesinin 1. cümlesinde, suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan düzenleme uyarınca, “altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası”, karar tarihinden sonra 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un 81. maddesi ile yapılan değişikliğe göre, “bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası”, TCK'nın 272/2. maddesinde ise, “bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası” öngörülmüş olup, suç tarihi itibarıyla TCK'nın 272/2. maddesindeki yalan tanıklık suçunun cezasının daha ağır olduğu anlaşılmakla, Katılan vekili tarafından temyiz incelemesine konu edilen eylemlere ilişkin iddianamedeki sevk ve anlatıma, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 6110 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 14. maddesindeki; “Ceza dairelerinde: a) Daireler arasındaki işbölümünün belirlenmesinde dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir. b) Çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir.” hükmüne göre, Yargıtay Kanununun 14. maddesi uyarınca hazırlanan 24.01.2014 gün ve 2014/1 sayılı Yargıtay Büyük Genel Kurul kararı gereğince temyize konu hükümlerin incelenmesi Yargıtay 9. Ceza Dairesine ait bulunduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye GÖNDERİLMESİNE, 10.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy