Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : 4.868,28 TL maddi ve 7.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/81-2010/159 esas, karar sayılı dava dosyasının incelenmesinden; sanığın (davacının) Teşekkül halinde silah ticareti suçundan beraatine hükmedildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 08.07.2010 tarihinde kesinleştiği, davanın işlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan CMK'nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, dava için kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmış, Ceza davası sebebiyle davacı vekilinin, Çarşamba 2. Noterliğinin 29.01.2008 tarih, 1041 yevmiye numaralı genel vekaletnameye istinaden, tazminat talebinin dayanağı olan, haksız tutuklama nedenine dayalı olarak davacı adına koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talebinde bulunduğu ve ilgili vekaletnamenin davacı vekiline, davacı adına dava açma hak ve yetkisini içerdiğinin anlaşılması ile birlikte beraat kararının kesinleşmesinden sonra veya öncesinde vekilin davacı tarafından azledildiğine ilişkin azilnamenin de bulunmadığının anlaşılması karşısında, davacı ile vekili arasında vekalet ilişkisinin devam etmekte olduğunun kabulünün gerekmesi ve açılan davadan Maliye Hazinesinin haberi olup, mükerrer dava itirazında bulunulmaması karşısında tebliğnamedeki 1 ve 2 numaralı bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dava dilekçesinde tazminatlara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmesine rağmen, hükümde tutuklama tarihinden itibaren faize hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükümdeki "tutuklandığı tarih olan 05.12.2007 tarihinden" ibaresi çıkartılıp yerine "dava" sözcüğü yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.09.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy