Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : 1.816,80 TL maddi ve 2.500 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacılar vekilinin 28.03.2013 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacı küçüğün bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağı olan İzmir 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 2012/209 Esas - 2012/302 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; suça sürüklenen çocuğun (davacı küçüğün) uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 23.07.2012 – 11.10.2012 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 26.12.2012 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 28.03.2013 tarihinde, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmış; tazminat talebinin dayanağını teşkil eden İzmir 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 2012/209 Esas - 2012/302 Karar sayılı beraat hükmünün bir suretinin dosya kapsamına alınması ve dayanak ceza dosyası getirtilerek 22.05.2013 tarihli oturumda incelenmesi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden sonra davalı vekili tarafından davaya cevap verilmesine karşılık yargılama süresi boyunca davalının, davacılar tarafından tarafları ve konusu aynı olan bir başka tazminat davasının açıldığı yönünde derdestlik itirazında bulunulmadığının ve 5271 sayılı CMK’nın 144/1-a bendini yürürlükten kaldıran ve 11.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun’un 18. maddesindeki düzenleme de gözetildiğinde, davacı küçüğün tutuklu kaldığı sürenin varsa mahkumiyetlerinden mahsup edilip edilmediğinin araştırılmasına lüzum olmadığının anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin ve davacılar vekilinin, temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 21.10.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy