Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davacı ... için; 1.649,28 TL maddi ve 3.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesi Davacı ... için; davanın reddi.
Davacılar vekilinin 11.04.2012 tarihli dilekçeleri ile müvekkili davacıların bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldıklarını, yapılan yargılama sonunda üzerlerine atılı suçtan beraatlerine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davaların mahkemece davacı ... için kısmen kabulüne, davacı ... için reddine ilişkin hükümler, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağı olan Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2009/318 Esas - 2012/175 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanıkların (davacıların) rüşvet verme suçundan, 27.02.2007 – 02.07.2007 tarihleri arasında tutuklu kaldıkları, yapılan yargılama sonunda beraatlerine hükmedildiği, hükümlerin temyiz edilmeksizin 11.04.2012 tarihinde kesinleştiği, tazminat davalarının 11.04.2012 tarihinde, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla,
Davacı ... hakkında kurulan hükme yönelik davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne dair hükmün davalı vekili tarafından süresinde temyiz edildiği, davacı vekilinin maddi ve manevi tazminat taleplerinin toplamı nazara alındığında hükmün temyizi kabil olduğu ve esastan incelenerek bir karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından tebliğnamenin kabul edilen maddi tazminat bakımından hükmün kesin olması nedeniyle temyiz isteğinin reddine ilişkin görüşüne iştirak edilmemiş, asgari ücret üzerinden maddi tazminata hükmedilmiş olması karşısında hesaplamada hafta sonu, dini ve milli bayram tatilleri nedeniyle indirim yapılamayacağının dikkate alınmaması; temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır,
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, eleştirilen husus dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme kısmen uygun olarak ONANMASINA,
Davacı ... hakkında kurulan hükme yönelik davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan incelemeye, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davanın usulüne uygun olarak yapılan feragat nedeniyle tümüyle reddedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir ancak;
Hüküm fıkrasında uygulama maddesi gösterilmeyerek CMK’nın 232/6. Maddesine aykırı davranılması, davanın tümüyle reddedilmesi karşısında, davalı hazine yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda hüküm kurulmaması ve davanın tümüyle reddedilmesi karşısında, davalının yargılama giderlerinden sorumlu olamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasında davacı ... Koyunla ilgili a. bendinde yer alan “reddine” ibaresinden önce gelmek üzere “5271 sayılı CMK’nın 223/7. maddesi gereğince” ibarelerinin eklenmesi, aynı bölümde yer alan c. bendinin hükümden bütünüyle çıkartılarak yerine c. bendi olarak “Davacı ... için yapılan yargılama giderlerinin bu davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına” ibarelerinin eklenmesi ve aynı bölüme d. bendi olarak “Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesine göre karar tarihinde geçerli olan 2.640 TL vekalet ücretinin davacı ...’dan alınarak davalı hazineye verilmesine" ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy