Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : 553,54 TL maddi ve 500 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesi
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/267-2009/46 Esas, Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinden; sanığın (davacının) özel belgede sahtecilik suçundan beraatine hükmedildiği, hükmün katılanın temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesince 30.05.2013 tarihinde yapılan incelemede, katılanın temyiz isteminin reddine karar verilerek kesinleştiği, davanın işlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan CMK'nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, dava için kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacının, tazminat miktarına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 28.10.2014 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı 2008 yılında 26 gün tutuklu kalmış, ayrıca tahliyeden sonra da her gün karakola gidip imza atması şeklinde 56 gün süreyle de hakkında adli kontrol uygulanmıştır.
26 gün süreyle tutuklu kalan davacı için hükmedilen 500 lira manevi tazminat miktarı çok düşük bir orandır.
Dairemiz uygulamalarında manevi tazminatın belirlenmesinde “objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti” aranmaktadır. Bu ölçütlere baktığımızda davacı ticari hayatta kullandığı bir çek yüzünden özel belgede sahtecilik suçundan tutuklanmış, adli kontrole tabi tutulmuş ve beş yılın sonunda beraati kesinleşmiştir. Yine uygulamalara baktığımızda 2014 yılı itibariyle aylık 1.500-2.000 liralık bir manevi tazminat miktarı makul bir oran olarak kabul edilmektedir. Kaldı ki bu miktar da hürriyeti sınırlanan bir kişi için neredeyse sembolik bir orandır. Hukuk yargılamasında basit bir hakaret içeren sözler için 20.000 liralarla ifade edilen manevi tazminatlara hükmedilmektedir.
Davacı tazminat davasını bizzat kendisi açmıştır. Eğer bu tazminat davasını bir avukat vasıtasıyla takip etmiş olsaydı, sadece bir dilekçe yazdığı için karar tarihi itibariyle 2.640 lira hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilecekti.
Ayrıca davacı faiz talebinde de bulunmadığından faize hükmedilmemiş, eğer mahkeme 1.820 liraya hükmetseydi, davacının temyizi olmasaydı bu hüküm kesin olup dava reddedilecekti. Nitekim birçok mahkeme bir iki gün için 500 lira manevi tazminata hükmetmektedir ki doğru olan budur.
Kısaca 26 gün tutuklu kalan ayrıca 56 gün süreyle hakkında adli kontrol şeklinde devam eden bir koruma tedbiri uygulanan ve davası beş yıl süren davacı için hükmedilen 500 lira manevi tazminat çok çok düşük ve kabul edilemez olduğunu düşündüğümüzden sayın çoğunluğun hükmün onanması yönündeki görüşüne katılmıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy