Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm: Davanın reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
17.09.2013 tarihli hükmün, davalı vekiline 07.10.2013 tarihinde tebliğ edildiği, ancak davalı vekilinin hükmü süresinde temyiz etmemekle birlikte, davacı tarafın temyiz dilekçesinin kendisine 06.11.2013 tarihinde tebliğinden itibaren 10 gün içinde 07.11.2013 tarihinde verdiği cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine uygun olarak katılma yoluyla temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazının süresinde yapıldığı kabul edilmiştir.
Tazminat davasının dayanağı olan ... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.10.2006 tarih, 2004/210 Esas, 2006/311 Karar sayılı beraat hükmünün temyiz edilmeksizin 21.12.2006 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 18.06.2009 tarihinde açılmış olması karşısında, CMK'nın 142/1. maddesi hükmüne göre beraat kararının kesinleşme tarihinden itibaren 1 yıllık süre içinde açılmamış olduğunun anlaşılması karşısında,
Bozmaya uyularak yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davanın CMK'nın 142/1. maddesi gereğince beraat hükmünün kesinleşme tarihini izleyen bir yıllık süre içinde açılmamış olması nedeniyle reddine ilişkin hükme yönelik davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davanın tamamen reddine karar verilmesi karşısında kendisini vekille temsil ettiren davalı hazine lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasına "hüküm tarihi itibariyle "2.640" TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.