Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm: Davanın reddi
Davacı vekilinin 04.01.2010 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek 466 sayılı Kanun gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasına dayanak teşkil eden Diyarbakır 3. Devlet Güvenlik Mahkemesinin 02.05.2000 tarih 1998/163 Esas - 2000/63 sayılı karar ile davacının terör örgütünün sair efradı olmak suçu nedeniyle beraatine hükmedildiği ancak beraat hükmünün mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından davacı aleyhine temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 18.01.2001 tarih, 2000/2469 Esas - 2001/93 Karar sayılı bozma ilamı ile 4616 sayılı Yasaya göre erteleme kararı verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, yeniden yapılan yargılama sonunda davacı hakkında Diyarbakır 3. Devlet Güvenlik Mahkemesinin 13.02.2001 tarih, 2001/46 Esas - 2001/58 sayılı kararı ile 4616 sayılı kanun gereğince davacı hakkındaki davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine kararı verildiği, bu kararın beraat kararı niteliğinde olmayıp 466 sayılı kanunun 1. maddesinde sayılan dava koşullarından da olmadığı dolayısıyla davacı hakkında yasal şartların oluşmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemekle,
Bozmaya uyularak yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin eksik incelemeye, kararın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, isteme uygun olarak ONANMASINA, 27.05.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy