Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve imar kirliliğine neden olmak
Hüküm : Beraat.
2863 sayılı Kanuna aykırılık ve imar kirliliğine neden olmak suçlarından sanıkların beraatlerine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-İmar kirliliğine neden olma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan zarar gördüğünden davaya katılmasına karar verilen ... adına ... vekilinin, imar kirliliğine neden olma suçundan sanıklar hakkında tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
2-2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu'nun 03.07.1987 tarih ve 3492 sayılı kararıyla 3. derece arkeolojik sit alanı ilan edilen... ilçesi, ... beldesi, ... mahallesi, 1885 sayılı parselde yer alan ve tapu kaydında sanık ... adına kayıtlı olan taşınmaza, sanık ... ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapan ve yargılama aşamasında 24.08.2012 tarihinde hayatını kaybeden müteahhit sanık ...'ın 3 bloktan oluşan bina inşaatına başladığı, sanık ...'nun da binanın mimari projesini hazırlayan mimar olduğu, belediye görevlilerince 02.10.2006 tarihinde yerinde yapılan denetimde, mimari projeye aykırı olarak depo olması gereken bodrum katların oda şeklinde yapıldığı, bunların açıkta bırakılarak pencere ve kapılarının takıldığının, ayrıca projeye aykırı kimi uygulamaların daha yapıldığının tespit edildiği, her ne kadar inşaatı yapan müteahhit ... ile birlikte sanıklar ... ve ... hakkında da 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan dava açılmış ise de, sanık ...'ın sadece arazinin mal sahibi olduğu ve sanık müteahhit... ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığı, sanık ...'in İstanbul ilinde ikamet ettiği ve sözleşme gereği inşaatın projeye uygun olarak yapım işinden sanık ...'in sorumlu olduğu, sanık ...'in ifadelerinde de, inşaatı sanık ...'in yaptığını, aralarındaki sözleşme uyarınca bu konudaki sorumluluğun ona ait olduğunu, projeye aykırı uygulamalardan haberinin olmadığını, encümen kararının kendisine tebliğ edilmesiyle haberdar olduğunu ve sanık ...'e ihtarname çektiğini beyan ettiği, dosya kapsamında örnekleri bulunan 09.10.2006 ve 17.07.2007 tarihli noter onaylı ihtarnamelerin incelenmesiyle Gültürkbükü Belediyesi 05.10.2006 tarihli Encümen Kararının sanık ...'e ihtarname ekinde gönderildiği ve sanık ...'ten aralarındaki sözleşme uyarınca inşaatın encümen kararı doğrultusunda düzeltilmesinin istendiğinin görüldüğü, tüm dosya kapsamından sanık ...'ın inşaatı yapan kişi olmadığı ve sanık müteahhit ...'ın projeye aykırı uygulamalarına iştirakinin bulunduğuna dair delillerin olmadığı, yine sanık ...'nun da sadece mimari projeyi hazırlayan mimar olduğu ve inşaatın yapımında görev almadığı gibi sanık ...'ın eylemlerine iştirakinin bulunduğuna dair delillerin olmadığı, böylece mahkemece sanıkların üzerlerine atılı suçtan beraatlerine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla,
Yapılan yargılama sonunda, sanıkların üzerine atılı suçu işlediklerine dair delillerin bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy