Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
Hüküm: Davanın kısmen kabulü ile 4.089 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamında kesinleşmiş beraat hükmünün davacıya tebliğ edildiğine ilişkin tebligat evrakına rastlanılmaması, dosya kapsamında bu yönde bir tespitin yapılamaması ve davalı hazine vekili tarafından dosyaya herhangi bir delil sunulmaması karşısında, davacı vekilinin ''12/06/2013'' tarihinde dava dilekçesi vererek beraat hükmünün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü sürede dava açtığının anlaşılması, maddi tazminat miktarının belirlenmesine esas alınan sürenin tayin ve tespitinde isabetsizlik bulunmaması ve dava dilekçesinde yakalama (gözaltı) tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmasına karşın, hükmün esasını oluşturan kısa kararda davacı lehine hükmolunan manevi tazminat yönünden faize hükmedilmemesi ve hükmü temyiz edenin sıfatı dikkate alınıp, birlikte değerlendirildiğinde hükmedilen manevi tazminatın hak ve nasafet ilkelerine uygun makul bir miktar olduğunun anlaşılması nedeniyle, tebliğnamdeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Gerekçeli karar başlığında, ''dava'' ibaresi yerine ''suç'', ''dava tarihi'' yerine, suç tarihi ve gözaltına alma tarihine'' yer verilmiş olması, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Dava dilekçesinde yakalama (gözaltı) tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmasına rağmen, hükmün esasını oluşturan kısa kararda davacı lehine hükmolunan manevi tazminat yönünden faize hükmedilmemesi ve Ceza Genel Kurulunun dairemizce de benimsenen 20.09.2005 gün, 2005/1-88 esas, 2005/98 sayılı kararında belirtildiği üzere; davayı vekil ile takip eden davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesinin 13/4. maddesi ve tarifenin üçüncü kısmı gereğince, ikinci kısmın ikinci bölümünün onuncu sırasındaki ücretten az olmamak üzere vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesinde belirlenen maktu vekalet ücretinin altında kalacak şekilde ''2.220'' TL vekalet ücretine hükmedilmesi, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.