Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm: Davanın reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Davacı vekilinin 14.03.2013 tarihli dilekçesi ile müvekkili olan davacının üzerine atılı suç nedeniyle 01.05.2005 tarihinde gözaltına alındığı, 04.05.2005 tarihinde tutuklanıp cezaevine gönderildiği, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/136 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılamanın 10.10.2008 tarihli duruşmasında tahliye edildiği, yargılama sonunda 10.12.2010 tarihinde davacının mahkumiyetine dair karar verildiği, mahkumiyet kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesince 07.11.2012 tarihinde onanması suretiyle kesinleştiği ve davacının kanuna uygun olarak tutuklandığı halde makul sürede serbest bırakılmayıp 3 yıl 5 ay tutuklu kaldığından bahisle 20.000 TL manevi tazminatın, tutuklama tarihi olan 04.05.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Tazminat davasının dayanağını oluşturan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/136 Esas - 2010/271 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; yasa dışı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen soruşturma kapsamında davacının 01.05.2005 tarihinde gözaltına alındığı, 04.05.2005 tarihinde tutuklandığı ve davacı ile beraber toplam 19 sanık hakkında İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/136 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen yargılama sırasında davacının 10.10.2008 tarihinde tahliyesine karar verildiği, yargılama sonunda davacının (sanığın), yasa dışı silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın temyiz edilmesi üzerine, mahkumiyet kararının, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 07.11.2012 tarih, 2012/6827 Esas – 2012/12835 sayılı onama kararıyla kesinleştiği, terör suçlarından dolayı hükmolunan cezaların 5275 Sayılı Kanunun 107/4. ve TCK'nın 58/9. maddesi gereğince 3/4 oranında ceza infaz kurumunda infaz edileceği, davacının tutuklulukta geçirdiği sürenin kesinleşen sonuç cezanın infazını karşılamadığı ve tazminata dayanak ceza yargılamasının davacı ile beraber toplam 19 sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak ve sair suçlar nedeniyle yürütüldüğü, ceza yargılamasına konu suçların niteliği ve dosyanın kapsamı dikkate alındığında, davacının tutuklulukta geçirdiği sürenin makul olduğu ve davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla;
Yapılan incelemeye, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davacı vekilinin, davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 15.12.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.