Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm : Beraat
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Duruşmanın 03.12.2012 tarihli ilk oturumunda, CMK'nın 191/3. maddesine aykırı olarak, katılanın beyanı alındıktan sonra, sanığın sorgu ve savunmasının alınması, telafisi sonuca etkili görülmeyen hata olarak kabul edildiğinden, “20/03/2012-24/03/2012” olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında, “24/03/2012” şeklinde gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edildiğinden, bozma sebebi sayılmamıştır.
Dosya kapsamına göre; sanık ...'nin, apartman aidatını ödemediğinden bahisle hakkında icra takibi başlatan site yöneticisi katılan ...'a yönelik husumetinden dolayı katılanın site bahçesinde ve değişik yerlerde resimlerini çektiği iddiasına konu olayda,
Sanığın hakkında ileri sürülen iddiayı kabul etmemesi, suç tarihi itibariyle sanığın kullanımında olan cep telefonu üzerinde teknik inceleme yaptırılmamış olup, olayın üzerinden geçen zaman dilimi ve dosya kapsamı nazara alındığında, bu aşamada yaptırılacak teknik incelemeyle savunmanın aksine yeni bir delil elde edilmesi imkanının bulunmaması, katılanın emrinde çalışan site görevlileri tanıklar ... ve ...'in, site yönetimine sundukları 01.03.2012 tarihli dilekçelerinin içeriklerinden anlaşılacağı üzere, sanıkla aralarında önceye dayalı husumetlerinin bulunmasından dolayı maddi delille desteklenmeyen taraflı ve soyut anlatımlarına dayalı olarak sanığın üzerine atılı eylemin sübut bulduğu sonucuna varılamayacak olması karşısında,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin, eksik incelemeye, sübuta ilişkin diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Sanığa yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1. bendinin, “Yapılan yargılama sonunda, sanığa yüklenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşıldığından, CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine,” şeklinde düzeltilmesi suretiyle, eleştiri dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan beraate ilişkin hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy