Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi: 11/02/2013
Esas-Karar No: 2011/549-2013/232
Sanık ...'un mağdur ...'a yönelik olarak 13.02.2006 tarihinde taksirle yaralama suçunu işlediği iddiasıyla açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, yüklenen suç açısından taksirinin bulunmaması nedeniyle sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-c maddesi gereğince beraatine dair İskenderun 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.11.2010 tarihli ve 2009/499 esas, 2010/856 sayılı kararını müteakip, sanığın aynı eyleminden dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1, 89/2-b, 62/1-2, 52/2-4. maddeleri gereğince 2240 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair İskenderun 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 11.02.2013 tarihli ve 2011/549 esas, 2013/232 sayılı kararını kapsayan dosyalar incelendi.
Dosya kapsamına göre, aynı suçtan dolayı yapılan yargılama sonucunda sanık ...'un beraatine dair İskenderun 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 02/11/2010 tarihli ve 2009/499 esas, 2010/856 sayılı kararının 20/05/2011 tarihinde kesinleşmiş olmasına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/7. maddesinde yer alan; “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, davanın reddi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 27.02.2014 gün ve 15326 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.03.2014 gün ve 2014/88418 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İncelenen dosyaların içeriğine göre, sanık ...'un işvereni olduğu İskenderun Limanı içerisinde faaliyet gösteren ... Tersanesi isimli iş yerinde işçi olarak çalışan mağdur ...'ın, 13.02.2006 günü, çalışmakta olduğu su tankının havalandırılması ve zehirlenmeyi önlemek amacıyla bulundurulan, pervaneleri uygun tel kafes ile kapatılmamış fana parmağını kaptırması sonucunda sağ el üçüncü parmağında kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, anılan iş yerinde ustabaşı olarak görevli ...'nin sanık sıfatıyla yargılandığı İskenderun 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/87 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sırasında alınan 11.05.2007 tarihli bilirkişi raporuna göre olayda sanık ...'un da asli kusurlu olduğunun belirlendiği iddiasıyla İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığının 19.05.2009 tarih ve 2009/2058 esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında taksirle yaralama suçundan açılan dava sonucunda, İskenderun 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.11.2010 tarih ve 2009/499 esas, 2010/856 karar sayılı ilamı ile yüklenen suç açısından taksirinin bulunmaması nedeniyle sanığın CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilip, beraat hükmünün temyiz edilmeksizin
20.05.2011 tarihinde kesinleştiği, ancak aynı eylem nedeniyle İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığının bu kez 25.04.2011 tarih ve 2011/1667 esas sayılı iddianamesiyle açılan davada, İskenderun 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 11.02.2013 tarihli ve 2011/549 esas, 2013/232 sayılı kararı ile sanığın taksirle yaralama suçundan TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62/1-2, 52/2-4. maddeleri gereğince 2240 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, CMK'nın 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine kararı verilir” şeklindeki düzenleme karşısında, aynı fiil nedeniyle aynı sanık hakkında ikinci kez hüküm kurulamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş olup,
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, İskenderun 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 11.02.2013 tarihli ve 2011/549 esas, 2013/232 sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, CMK'nın 309/4-d maddesindeki “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklindeki düzenleme gereği bozma nedenine göre uygulama yapılarak, sanık ...'un mahkumiyetine ilişkin hüküm fıkrasının, “1- Sanık hakkında aynı fiili nedeniyle daha önceden açılmış bir dava ve verilmiş bir hüküm bulunduğu anlaşıldığından, ikinci defa açılan davanın, CMK'nın 223/7. maddesi gereğince REDDİNE, 2- Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına” şeklinde DÜZELTİLMESİNE, müteakip işlemlerin mahallinde buna göre yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.