Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
Hüküm : 3.895,75 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacı vekilinin 16.11.2012 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağı olan Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2012/66 Esas - 2012/407 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 10.01.2012 – 11.07.2012 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 16.10.2012 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 16.11.2012 tarihinde, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmış, hükme esas alınan ve mali müşavir tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda maddi tazminat yönünden asgari ücret üzerinden hesap edilen miktarın davacının zararını gerçeğe yakın miktarda belirlediğinin anlaşılması karşısında tebliğnamenin 1 numaralı bendinde yer alan bozma düşüncesi ile hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun vasıf, mahiyeti, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetildiğinde, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden tebliğnamenin 2 numaralı bendinde yer alan bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan incelemeye, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davalı vekilinin; kendileri lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, davacı vekilinin ise beraatine hükmedilen ceza dava dosyasında ödenen vekalet ücretinin de maddi zarara eklenmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Tazminat davasına dayanak teşkil eden Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/66 Esas - 2012/407 Karar sayılı dosyasında davacının 10/01/2012 - 11/07/2012 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı, 2012 yılı Ocak ve Nisan ayı dışındaki diğer aylar yönünden asgari ücretin gün yerine ay üzerinden hesabı ile toplam tazminat miktarının 4.267,71 TL olarak tayin ve tespiti gerekirken maddi tazminatın 3.895,75 TL olarak eksik şekilde tayini ve yasal faizin beraat hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren talep edilmesine rağmen kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına tutuklama tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca, isteme uygun olarak BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasında maddi tazminatın 4.267,71 TL’ye yükseltilmesi ve hüküm fıkrasındaki faize ilişkin kısımlardaki “tutuklama tarihi olan 10/01/2012” ibarelerinin hükümden çıkartılarak bunların yerine “beraat hükmünün kesinleştiği tarih olan 16/10/2012” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy