Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Haberleşmenin gizliliğini ihlal
Hüküm : CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraat
Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkla katılanın çocukluk arkadaşı olduğu, katılanın Yalova Belediyesinde İmar Müdürü olduğu, sanığın ise Yalova civarında yatırım olarak arsa almayı ve kar etmeyi planladığı, bu kapsamda sanığın katılan ile sık sık görüştüğü, olay günü sanığın, katılan ile aralarında geçen konuşmalarını gizlice kayda aldığı, daha sonra bu kayıtların Yalova’da yayınlanan yerel bir gazete tarafından yayınlanması şeklinde gerçekleşen olayda;
Sanığın, katılanla olay öncesinde yaptığı görüşmeler sonrasında, kendisinden yasal olmayan taleplerde bulunulması nedeniyle suç duyurusunda bulunma amacıyla davaya konu ses ve görüntü kaydını yaptığını, sonrasında bu kaydın soruşturulması için suç duyurusunda bulunduğunu ve yerel gazetede yayınlanması için gazeteye CD göndermediğini ve gazetede yayınlanması eyleminin kendisiyle ilgili olmadığını belirttiği; yerel gazete çalışanı tanıkların, bahse konu CD’nin, iş yerinde kapının önüne bir zarfta bırakılması sonrasında kendilerine ulaştığını ve CD’nin içeriğine vakıf olduklarını, kim tarafından bırakıldığını bilmediklerini, CD içeriklerinde rüşvete ilişkin kayıtlar olması ve olayın daha önce duyulması nedeniyle, kamu menfaati adına kendilerinin bu CD’yi yayınladıklarını, sanıkla CD yayınlandıktan sonra görüştüklerini belirttikleri,
Sanığın katılan ile aralarında geçtiği anlaşılan ve katılanın bilgisi olmadan kayda alındığı sabit olan görüşmelere ilişkin sanığın eyleminin TCK'nın 132/3. maddesinde düzenlenen haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirilebileceği, ancak, kişinin, bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ve ani gelişen durumlarda, örneğin; kendisine karşı işlenmekte olan (cinsel saldırı, hakaret, tehdit, iftira veya şantaj gibi) bir suç söz konusu olduğunda ya da kendisine veya aile birliğine yönelen, onurunu zedeleyen, haksız bir saldırıyı önlemek için, kaybolma olasılığı bulunan kanıtların kaybolmasını engelleyip, yetkili makamlara sunarak güvence altına almak amacıyla, saldırıyı gerçekleştiren tarafın bilgisi ve rızası dışında, özel hayata ait bilgileri okuma, konuşma ve haberleşme içeriklerini veya özel hayata ilişkin ses ve görüntüleri dinleme, izleme ya da kaydetme, kişisel verileri kaydetme, ele geçirme ve yayma eylemlerinin hukuka aykırı olduğunu kabul etmek mümkün olmadığı gibi, esasen bu hallerde, kişinin hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle hareket ettiğinden de söz edilemeyeceği gözetildiğinde;
Bahse konu konuşmaları içeren dökümlerin, sanık tarafından yerel gazeteye gönderildiğinin sabit olmadığı, dolayısıyla CD içeriklerinin yerel gazetede yayınlanması eyleminde, sanığın kayıtları üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin bir kanıt bulunamadığı, her ne kadar dosya kapsamından sanığın bahse konu CD nedeniyle suç duyurusunda bulunduğuna dair belge bulunmasa da; sanığın CD içeriğine ilişkin her zaman suç duyurusunda bulunabileceği ve buna ilişkin iddiasını ispatlama amacını taşıyan eyleminde, sanığın beraatine karar verilmesinde dosya kapsamı itibarıyla bir isabetsizlik bulunmadığından;
Yapılan yargılama sonunda, sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu, yüklenen suç açısından failin kastının bulunmaması, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 05.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy