Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, hakaret, cinsel taciz, özel hayatın gizliliğini ihlal
Hükümler :Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan;TCK'nın 136/1, 53/1-a-b-c-d-e maddeleri gereğince mahkumiyet
Hakaret suçundan; TCK'nın 125/2, 43/1, 53/1-a-b-c-d-e maddeleri gereğince mahkumiyet
Cinsel taciz suçundan; TCK'nın 105/1, 43/1, 53/1-a-b-c-d-e maddeleri gereğince mahkumiyet
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan;TCK'nın 134/2, 43/1, 53/1-a-b-c-d-e maddeleri gereğince mahkumiyet
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, hakaret, cinsel taciz ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Soruşturma aşamasında, şikayete konu elektronik iletilerin gönderildiği sahte facebook hesaplarına ilişkin kolluk görevlileri tarafından tespit edilen üç farklı IP adresinin, sanığın yerleşim yeri olan İzmir'deki internet kafelere ait olduğu belirlenmiş olup, polis memurlarınca internet kafe sahiplerinin ikisinin ifadelerinin alınmış olması karşısında, dosya kapsamındaki diğer deliller de nazara alındığında, tebliğnamedeki, “İstanbul Emniyet Müdürlüğünün yazısında, bağlantı bilgilerini kullanan abonelerin IP numaraları belirlendiği halde, şikayetçi adına oluşturulan sitenin IP bilgileri belirlenerek sanık ile ilişkisi olup olmadığının araştırılmadığı, eksik incelemeye ve varsayıma dayalı olarak karar verildiği” düşüncesiyle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
A) Hakaret ve cinsel taciz suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Adli sicil kaydında gösterilen ve temin edilen ilam içeriğine göre, sanığın, Eskişehir 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 03.10.2008 tarihinde kesinleşen, 10.04.2008 tarih, 2005/350 esas, 2008/357 sayılı kararıyla, 12.01.2001 tarihinde işlediği sabit görülen yine aynı mağdura karşı sarkıntılık suçundan dolayı 765 sayılı TCK'nın 421/2. maddesi gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırıldığı ve anılan hükmün 15.10.2009 tarihinde infaz edildiği anlaşılmakla, TCK'nın 58/6-7. maddesi gereğince, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Oluşa ve dosya kapsamına göre, katılan ...'in aralarındaki arkadaşlık ilişkisini bitirmesine tepki duyan sanık ...'ın, facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde oluşturduğu değişik hesaplar üzerinden, suç tarihinde 32 yaşını tamamlamış olan katılan ...'in elektronik posta adresine, çok sayıda elektronik ileti göndermek suretiyle bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda, üzerine atılı zincirleme şekilde hakaret ve cinsel taciz suçlarını işlediğinin kabulünde, hukuki nitelendirmede ve temel cezaların asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın,sübuta, hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi veya hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, eleştirilen husus dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA,
B) Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Eskişehir 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 03.10.2008 tarihinde kesinleşen ve 15.10.2009 tarihinde infaz edilen 10.04.2008 tarih, 2005/350 esas, 2008/357 sayılı kararına göre, tekerrüre esas nitelikte cezası bulunan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın hükümlerin açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanık ...'ın, katılan ... adına ve onun bilgisi dışında facebook hesapları açıp, bu hesaplar üzerinden, katılanın adı, soyadı, doğum yeri, doğum tarihi, yaşadığı şehir, güncel adresi, eğitimi, cep telefonunun numarası gibi kişisel verilerini ve katılana ait fotoğrafları yayımladığı iddia ve kabulüne konu olayda;
TCK'nın 6/1-g maddesinde, ceza kanunlarının uygulanmasında, basın ve yayın yolu ile deyiminden; her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınların anlaşılacağının belirtilmesi karşısında, katılanın kişisel verilerini ve fotoğraflarını, belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından algılanabilme imkanı bulunan facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde açtığı hesaplar üzerinden yayımlayan sanık hakkında, karar tarihinden önce 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin, “31/12/2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibarıyla adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı; a) Soruşturma evresinde, 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine, b) Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine, c) Kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükmünün infazının ertelenmesine, karar verilir.” hükmü gereğince, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de:
1- TCK'nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle, aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiillerin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddelerde öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, temel cezaların asgari hadden tayin edilmesi,
2- Katılanın günlük kıyafetleriyle poz vermiş şekilde çektirdiği fotoğraflarının, katılanın özel yaşam alanına ilişkin ve özel hayatının gizliliğini ihlal edecek nitelikte olmaması karşısında, katılanın fotoğraflarını, katılana ait diğer kişisel verilerle birlikte hukuka aykırı olarak yayımlayan sanığın eyleminin bir bütün halinde TCK'nın 136/1. maddesinde tanımlanan verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçelere dayalı olarak, sanık hakkında TCK'nın 134/2. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet kararı verilmesi ve bu kabule göre de katılanın fotoğraflarını belirsiz sayıda kişinin bilgi ve görgüsüne sunan sanık hakkında, hükmedilen temel cezada, sanık lehine olan uygulama uyarınca suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TCK'nın 134/2-2. cümlesi gereğince, yarı oranında artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, anılan maddenin uygulanmaması suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
3- Sanığın, birbirine yakın zaman dilimleri içerisinde açtığı farklı facebook hesapları üzerinden katılanın kişisel verilerini yayımladığının kabul edilmesi karşısında, bir suç işleme kararının icrası kapsamında hareket eden sanık hakkında, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan hükmedilen temel cezada, TCK'nın 43/1. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle, sanığa eksik ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükümlerin isteme uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarları yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 15.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy