Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 5271 sayılı CMK'nın 231/11 maddesi uyarınca 2863 sayılıKanunun 74/2. cümle, 5237 sayılı TCK'nın 59/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılama sonunda, 26/02/2009 tarihli karar ile sanığın 2863 sayılı Kanunun 74/2. cümle, 765 sayılı TCK'nın 59/2, 5271 sayılı CMK'nın 231/5 maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 366 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın itiraz edilmeksizin 05/03/2009 tarihinde kesinleştiği ve belirtilen tarih itibariyle beş yıllık denetim süresi başladığından, 5271 sayılı CMK'nın 231/8 maddesi uyarınca dava zamanaşımının durduğu, daha sonra sanığın 17/07/2011 tarihinde “hakaret, tehdit” suçlarını işlediği sabit kabul edilerek, Karabük 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 12/07/2013 tarihli ilamı ile her iki suçtan ayrı ayrı mahkumiyetine hükmedildiği, denetim süresi içerisinde kasten yeni suçlar işlendiğinden, anılan suçların işlendiği 17/07/2011 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin işlemeye devam ettiği anlaşılmakla;
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 2863 sayılı Kanunun 74. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 7/2 maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK'nın 102/4 maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2 maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 21/06/2004 tarihinden itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş ve 5271 sayılı CMK'nın 223/9 maddesindeki şartların da oluşmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde
./.
-2-
görülmüş olup, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının DÜŞMESİNE, 18/09/2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
MUHALEFET ŞERHİ:
Sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar 05.03.2009 tarihinde kesinleşmiş, deneme süresi içinde 17.07.2011 tarihinde işlediği ve 12.07.2013 tarihinde kesinleşen yeni bir suç nedeniyle ihbarda bulunulmuş ve açıklanması geri bırakılan hüküm mahkemece 24.10.2013 tarihinde açıklanmıştır.
Daire çoğunluk görüşünce ikinci suçun işlendiği 17.07.2011 tarihinde zamanaşımının işlemeye başladığından bahisle sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
17.07.2011 tarihinde işlenen suçun kesinleşmesinin beklendiği, bu suçun işlenmesi ile açıklanmasının geri bırakılan hüküm açıklanmamaktadır. Eğer geri bırakılan hüküm, işlenen ikinci suçun kesinleşmesi beklenmeden açıklanmış olsaydı, o zaman zamanaşımının işlemeye başlaması kabul edilebilirdi.
CMK'nın 231/8-c maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleştikten sonra zamanaşımı durur. Ta ki bir hâkim kararı olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yine hâkim tarafından açıklanana kadar. Çünkü sanığın işlendiği iddia edilen suçun açıklanması geri bırakılan hükmü etkileyip etkilemediğine hâkim karar verecektir. Olayımıza konu dosyada bu süre 05.03.2009 ile 24.10.2013 tarihleridir. Dolayısıyla zaman aşımı 4 yıl 7 ay 19 gün uzamış olur. Buna göre suç tarihi 21.06.2004 olması karşısında suçun dava zamanaşımına uğrayacağı tarih 10.08.2016 yılıdır.
Hükmün açıklanması ikinci suçun işlenme tarihi esas alınıp açıklanmadığı, kesinleşmesinin beklendiği nazara alındığında açıklanması geri bırakılan hükmün zamanaşımından düşürülmesiyle sanık ikinci kez ödüllendirilmiş olmaktadır.
Açıkladığımız nedenlerden dolayı sayın çoğunluğun düşme yönündeki görüşüne katılmıyoruz.
...
Muhalif Üye
Full & Egal Universal Law Academy