Tebliğname No: 12 - 2014/341666
Mahkemesi : İstanbul Anadolu 8. Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi: 08/05/2014
Numarası: 2013/338-2014/279
Suç: Kişisel verilerin kaydedilmesi
Kişisel verilerin kaydedilmesi suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan Şekerbank T.A.Ş. Genel Müdürlüğü vekilinin dilekçesine istinaden başlatılan adli soruşturma sonunda düzenlenen iddianamede; Şekerbank Feneryolu Şubesi Kurumsal ve Ticari Bankacılık servisinde Yönetmen ünvanı ile görev yapan sanığın, daha sonra görev almayı planladığı bankada, mevcut müşterileriyle olan irtibatını devam ettirmek amacıyla, çalışmakta olduğu banka müşterilerine ait memzuç, limit, risk, tahsis, mevduat, mali veriler gibi bilgileri içeren dosyalar ile firma mizanlarını ve görev yaptığı bankanın takip firmaları listesini içeren elektronik iletiyi 24.01.2013, 05.07.2012 ve 07.02.2012 tarihlerinde kişisel harici belleğine kopyalamak ve 18.02.2013 tarihinde de Feneryolu Şubesi memzuç listesini içeren elektronik iletiyi kendi elektronik posta adresine göndermek suretiyle TCK'nın 135/1. maddesinde düzenlenen kişisel verilerin kaydedilmesi suçunu işlediğinin iddia edilmiş olması karşısında, Şekerbank T.A.Ş. Genel Müdürlüğünün suçtan dolayı doğrudan zarar gördüğü anlaşılmakla, yerel mahkemenin, Şekerbank T.A.Ş. Genel Müdürlüğü hakkında katılma kararı vermesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan Şekerbank T.A.Ş. Genel Müdürlüğünün suçtan doğrudan zarar görmediği ve katılma kararının hukuki değerden yoksun olduğu gerekçesiyle katılan vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesini öneren tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.05.2013 tarihli ve 2013/11-87-245 sayılı kararında da vurgulandığı üzere; vekalet ücreti kişisel hakka ilişkin olup, kişisel hakka ilişkin kanuna aykırılıkların Yargıtay tarafından bozma konusu yapılabilmesi için, hükmün karşı hak sahibi tarafından temyiz edilmiş olması gerekir. Bu nedenle, hakkında beraat kararı verilen ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına, hazine aleyhine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/5. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, temyiz edenin sıfatına göre, bozma sebebi olarak kabul edilmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sübuta, suç vasfına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, eleştirilen husus dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan beraate ilişkin hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 30.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.