Tebliğname No : 12 - 2014/331972
Mahkemesi : Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesi
Tarihi : 26/03/2014
Numarası : 2013/147 - 2014/81
Suç : Taksirle öldürme
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Taksirle işlenen suçlardan dolayı kusurluluk değerlendirmesi ancak mahkeme hakimi tarafından yapılabilecektir. Bu nedenle 5237 sayılı TCK'da, taksirden dolayı kusurluluğun matematiksel olarak ifadesinden vazgeçilmiştir. Taksir dolayısıyla kusurun belirlenmesi normatif bir değerlendirmeyle mümkün olmakla birlikte, konunun teknik bilgiyi gerektirmesi, hakimin hukuk bilgisiyle sorunu çözemeyeceği durumlarda, bilirkişi incelemesi yaptırılması da gerekebilir, ancak, bu durumlarda dahi, bilirkişinin inceleme yetkisi kusurlulukla ilgili olmayıp, işin tekniği ve norma aykırı davranışın belirlenmesi ile sınırlıdır.
5271 sayılı CMK'nın 62, 63. ve 67. maddelerinde de bilirkişinin atanması, bilirkişi raporu ve uzman mütalaası alınmasına ilişkin düzenlemelere yer verilerek çözümü uzmanlığı özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşüne başvurulacağı belirtilmiştir. Ancak, bilirkişi raporlarının mahkemeyi bağlayıcı değil, delilleri değerlendirme vasıtalarından biri olduğu, mahkemelerin gerekçelerini açıklamak suretiyle bilirkişi raporlarına itibar edip etmeme hususunda takdir ve değerlendirme hakkına haiz bulunduğu bilirkişi tarafından münhasıran hakimin yetkisinde bulunan kusurluluk konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmaması gerekmekle birlikte, bu yöndeki bir değerlendirmenin de hakimi bağlayıcı bir yönünün bulunmadığı unutulmamalıdır.
Bu açıklamalar ışığında, sanık müdafinin dosyaya ibraz ettiği Prof.Dr. H.. R..ve Prof.Dr. Y.. İ.. uzman görüşlerini içeren raporların incelenmesinde; söz konusu raporlarda kazanın meydana geliş şeklinin net olarak tespit edilemediği, taraf beyanları ve olayın yeri tespitleri arasında çelişki olduğu buna rağmen sanığın tali düzeyde (%25 oranında) kusurlu kabul edilmesi gerektiğinin bildirildiği, her iki raporda da sanığın kusursuz olarak değerlendirilmediği dikkate alındığında, sanık müdafinin bu uzman görüşleri doğrultusunda yeniden rapor alınması talebinin reddinde isabetsizlik olmadığı kabul edilerek yapılan incelemede;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sanığa az ceza verildiğine, sanık müdafinin eksik incelemeye, kusura ve sanık hakkında seçenek yaptırım uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 08/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy