Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Kişilerin huzur ve sükununu bozma, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
Hükümler : 1- Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan dolayı TCK'nın 123/1, 43/2. maddesi yollamasıyla 43/1, 53/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
2- Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan dolayı TCK'nın 136/1, 43/1, 136/1, 43/2. maddesi yollamasıyla 43/1, 53/1-3, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddeleri gereğince mahkumiyet
Kişilerin huzur ve sükununu bozma, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2012 gün, 6-386; 30.11.2010 gün, 5-237; 29.05.2007 gün, 114-113; 26.05.2009 gün ve 50-130 sayılı ve benzer kararlarında vurgulandığı üzere; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/3, 232/6. maddeleri gereğince, hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin anlaşılabilir nitelikte açıkça gösterilmesi zorunludur. Bunlardan bir veya birkaçının eksik ya da hatalı gösterilmesi CMK'nın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenini oluşturmaktadır. Bu bildirimlerdeki temel amaç, kanun yollarına başvuru hak ve yetkisi bulunanların, başvuru haklarını etkin bir biçimde kullanmalarının sağlanması ve bu eksiklik nedeniyle hak kayıplarına yol açılmamasıdır. Ancak burada dikkat edilecek veya eski hale getirme nedeni oluşturacak husus, eksik veya yanılgılı bildirim nedeniyle bir hakkın kullanılmasının engellenip engellenmediğinin belirlenmesidir. Bildirimdeki eksikliğin yol açtığı bir hak kaybı bulunmamakta ise, bu durum eski hale getirme nedeni oluşturmayacaktır.
İncelenen dosyada; SEGBİS aracılığıyla sanığın yüzüne karşı verilen 26.02.2015 tarihli kararda, temyiz süresinin tebliğ tarihinden itibaren başlayacağı belirtilerek temyiz süresinin başlaması ile ilgili olarak sanığın yanıltıldığı anlaşıldığından, gerekçeli kararın 11.03.2015 tarihinde sanığa tebliğ üzerine sanığın 16.03.2015 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
1- Suçların işlendiği 03.08.2012-20.08.2012 tarihlerinin, gerekçeli karar başlığına, “08/2012” olarak yazılması suretiyle CMK'nın 232/2-c maddesine aykırı hareket edilmesi,
2- Dairemizin 03.11.2014 tarihli, 2014/4757 esas, 2014/21633 karar sayılı ilamı ile “... Mahkemenin yargı çevresi dışında başka bir suçtan tutuklu bulunduğu sırada, hakkında çıkarılan yakalama kararı yerine getirilerek, Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından sorgusu yapılan sanığa, sorgudan önce, ifadesini yargılamanın yapıldığı esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulmayıp, sanığın, CMK'nın 196/2. maddesine aykırı şekilde yapılan sorgusuna dayalı olarak mahkumiyet kararı verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması...” nedenine dayalı olarak yerel mahkemenin 13.05.2013 tarihli mahkumiyet kararının bozulmasından sonra yapılan yargılamada, yerel mahkemenin yargı çevresi dışında başka bir suçtan dolayı Sincan 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olduğu anlaşılan ve SEGBİS aracılığıyla hazır edilerek duruşmaya katılımı sağlanan sanığa, CMK'nın 147. madesinde düzenlenen kanuni hakları hatırlatıldıktan sonra, aynı Kanun'un 191. maddesine uygun şekilde sorgusunun yapılması gerektiği gözetilmeyip hakları hatırlatılmaksızın, sanığın usulüne uygun savunması alınmadan mahkumiyetine karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3- Bozma kararı öncesi verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan dolayı hükmedilen 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin ilk hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle sonuç ceza miktarının sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilip, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 saylı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle infazın 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası üzerinden yapılacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sonuç cezanın 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası olarak tayin edilmesi, kanuna aykırı,
4- Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 01.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.