Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal
Karar-Hüküm : 1- Hakaret suçundan dolayı TCK'nın 125/1-2, 62/1 ve CMK'nın 231/5. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar
2- Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine dair hüküm
Hakaret suçundan sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Hakaret suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, aynı Kanun'un 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı, mahkemece kararın temyize değil, itiraza tabi olduğu belirtilip, katılan vekilinin temyiz isteminin, itiraz mahiyetinde değerlendirilmesi için CMK'nın 264/2. maddesi uyarınca dosyanın merciine gönderildiği ve Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.09.2014 tarihli, 2014/1320 değişik iş sayılı kararıyla katılan vekilinin itirazının reddine karar verildiği anlaşılmakla; dosyanın hakaret suçu açısından incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B) Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Mağdur ..., duruşmanın 04.02.2014 tarihli ilk oturumunda, sanık ... hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini; ancak, diğer sanık ...'den şikayetçi olduğunu, vekili aracılığıyla da davaya katılmak istediğini beyan etmiş ve hakkında katılma kararı verilmiş ise de, sanık ... hakkında TCK'nın 37. maddesi kapsamında diğer sanık ... ile özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu iştirak halinde işledikleri kabul edilerek dava açılması karşısında, iştirak halinde işlenen suçtan dolayı şikayetten vazgeçmenin bölünemezliği prensibinden hareketle TCK'nın 73/5. maddesi gereğince sanık ... hakkındaki vazgeçmenin diğer sanık ...'ye de sirayet edeceği ve CMK'nın 243/1. maddesine göre vazgeçme halinde katılma talebinin hükümsüz kalacağı gözetilmeksizin şikayet ve davaya katılma hakkı bulunmayan mağdurun katılmasına karar verilmiş olmasının hukuki değerden yoksun olduğu anlaşıldığından, usulüne uygun olarak katılan sıfatını almayan ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan beraat hükmünü temyiz etme hakkı bulunmayan mağdur adına vekili tarafından yapılan temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE, 08.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kararına uygundur F-A
Yazı İşl.Md.
Full & Egal Universal Law Academy