Tebliğname No : KYB - 2015/243616
Mahkemesi : İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hâkimliği
Tarihi : 04/12/2014
Esas no : 2014/2166 D.iş
Maddi hasarlı trafik kazası olayı nedeniyle M.. Ş.. hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20/10/2014 tarihli ve 2014/143693 soruşturma, 2014/127295 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik müşteki tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 04/12/2014 tarihli ve 2014/2166 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, somut olayda müştekinin, olay günü 34 EH 9638 plaka sayılı aracı ile Sultanbeyli-Sarıgazi istikametinde seyir halinde olduğu sırada, Osmangazi Caddesindeki Sancaktepe Sevgi ve Dayanışma Mağazası önüne vardığında, arkasından hızla gelen ve plakasını tespit edemediği bir aracın, sağ şeritten kendi aracını geçtikten sonra, aniden şerit değiştirerek kendi şeridine geçtiğini, bu esnada da aracının sağ ön kısmına çarptığını ileri sürdüğü, maddi hasarlı trafik kazası suç teşkil etmemekte ise de, M.. Ş..nin eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden değerlendirilmesi gerektiği, müştekinin beyanlarında bildirdiği olay yerini gösteren kamera kayıtlarının temini ile toplanacak deliller ve elde edilecek sonuca göre M.. Ş..nin hukuki durumunun takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçeleriyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 29.06.2015 gün ve 94660652-105-34-2015-2015- 13337/42944 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.07.2015 gün ve 2015/243616 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Müştekinin olay günü sevk ve idaresindeki 34 EH 9638 plakalı aracı ile Sultabeyli-Sarıgazi istikametinde seyir halinde iken beyanına göre, plakasını tespit edemediği bir aracın önce sağında soluna doğru sonra da solundan sağına geçmek isterken aracına çarpması sonucu hakimiyetini kaybeden müştekinin beton bariyerlere çarparak maddi hasarlı kaza yaptığı olayda; müştekinin iddialarının M.. Ş.. yönünden Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu oluşturabileceği bu iddianın araştırılması kapsamında olayın olduğu yere yakın mesafede bulunan İsmail Hakkı Tunaboylu kışlası ve Samandıra Jandarma Karakol Komutanlığında mevcut kamera kayıtları getirtilip incelenerek sonucuna göre M.. Ş..nin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 20/10/2014 tarih ve 2014/143693-127295 nolu kararı ile "maddi hasarlı trafik kazası ihtilafının hukuki nitelikte olduğu" gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi ve itirazı inceleyen İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 5271 sayılı CMK'nın 173/3 maddesi gereğince soruşturmanın genişletilmesine karar verilerek sonucuna göre karar verilmesi yerine yazılı şekilde, itiraza konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmesi kanuna aykırı olup,
Kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde bulunduğundan İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 04/12/2014 tarihli ve 2014/2166 D. İş sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA; müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.