Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm: 5271 sayılı CMK'nın 231/11 maddesi uyarınca hükmün
açıklanması ile, 2863 sayılı Kanunun 74/1-2.cümle, TCK'nın
62, 51/1-3, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede:
Yapılan yargılama sonunda, 04/05/2010 tarihli karar ile sanığın 2863 sayılı Kanunun 74/1-2. cümle, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın 11/05/2010 tarihinde kesinleştiği, daha sonra sanığın, 27/09/2013 tarihinde hakaret suçunu işlediği sabit kabul edilerek, Muğla 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 19/06/2014 tarihli ilamı ile kesin olarak mahkumiyetine hükmedildiği, ihbar üzerine yeniden ele alınan dosyada, 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasına karar verildiği anlaşılmakla;
CMK'nın 231. maddesinin 11. fıkrasında, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suçun işlenmesi halinde veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde mahkemece hükmün açıklanacağı belirtilmiş olup, bu iki halin gerçekleştiğinin saptanması durumunda, mahkemece yapılacak işlem, önceden verilen ancak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olması nedeniyle hukuki varlık kazanmayan hükmün açıklanmasından ibarettir. Bu iki şarttan birine aykırılık nedeniyle hükmün açıklanması halinde mahkemece, uygulanmasında yasal zorunluluk bulunduğu halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle uygulanamayan yasal hükümler hariç olmak üzere önceki hükümde bir değişiklik yapılmayacağından, yeniden kurulan hüküm de önceden verilen hükmün infazını sağlamaya yöneliktir. Yeniden hüküm verilmesi ise yalnızca sanığın “kendisine yüklenen yükümlülüklerin yerine getirilememesi" halinde mümkündür. Bu şart gerçekleştiğinde, sanığa yeni bir imkan sağlamayı düşünen yasa koyucu, yükümlülüğün yerine getirilememesi haline münhasır olarak mahkemeye, sanığın durumunun değerlendirilmesi suretiyle, cezanın kısmen infazına ya da önceki hükümde yasal zorunluluk nedeniyle tartışılamayan erteleme veya seçenek yaptırımlara çevirme kurumlarının değerlendirilmesi suretiyle yeniden hüküm kurması imkanını sağlamıştır. Bu son halde dahi mahkeme, sübut ve nitelendirmenin değiştirilmesi veya önceki uygulamadan dönme yönünden bir imkâna sahip olmamakta, yalnızca önceki hükmün varlığı kabul edilerek, belirli bir kısmının infaz edilmemesi ya da önceki hükümde değerlendirilemeyen TCK’nın 50 veya 51. maddelerinin uygulanması yetkisine sahip olabilmektedir.
Bu açıklamalar ışığında, hükmü açıklayan mahkemece hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, sanık hakkında tayin edilen hapis cezasında TCK'nın 62. maddesi gereğince indirim yapılıp, sonuç cezanın seçenek tedbire çevrilmesi ve fen bilirkişi tarafından davaya konu bölgenin sit alanında kalıp kalmadığına yönelik bizzat tespit yapılarak sonucuna göre 2863 sayılı Kanunun 74/1-2. cümlesinin değerlendirilmesi yerine, bilirkişinin “... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü ilgilileri ile yapılan görüşmede davaya konu yerin sit alanı dışında olduğunun ifade edildiği” şeklindeki görüş içeren raporu dikkate alınarak anılan Kanunun 74/1-2. cümlesi uyarınca temel cezada indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 21/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.