Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca Beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 20/03/1997 tarih ve 6736 sayılı kararı ile tescilli Teos Antik Kenti 1. derece arkeolojik sit alanı içerisinde yer alan, “tarla” vasıflı suça konu taşınmazın, 18/03/2013 tarihli kira sözleşmesi ile sanık tarafından kiralandığı, 28/05/2013 tarihli müze uzman raporu ile 18/06/2013 tarihli olay yeri inceleme raporunda, taşınmaz içerisine, yaklaşık 10 metre uzunluğunda, 5 metre eninde, tek katlı, birbirine bitişik dört bölmeden oluşan betonarme bir kümes inşa edildiğinin belirtildiği, sanığın aşamalardaki savunmalarında, taşınmazı kiraladığında kaba inşaat halinde olan baraka tipi bir yapı bulunduğunu, sözü edilen yapıyı hayvan barınağı olarak kullanmak istediği için bir kısım tadilatlar yaptırdığını, kira sözleşmesinde de yapının varlığından bahsedildiğini beyan ettiği, sanık müdafince ibraz olunan 15/07/2014 tarihli savunma dilekçesinde de, sanık tarafından yapılan tadilatların, hayvanların kaçmasını önlemek amacıyla tel örgü çektirmek, duvarları boyatmak ve pencerelere doğrama taktırmak olduğunun belirtildiği, dosya kapsamında mevcut 22/03/2014 tarihli bilirkişi raporunda, Teos Antik Kenti 1. derece arkeolojik sit alanı içerisine, yaklaşık 10 cm kalınlığında ince bir betonarme subasman üzerine, kulübe tarzında hayvan barınağı inşa edildiğinin, tek katlı ve basit tarzdaki yapının üzerinin kiremit çatı ile kapatıldığının belirtildiği, sanığın taşınmazı kullanmasının dayanağı olan 18/03/2013 tarihli kira sözleşmesinin “kiralanan yer” kısmında, “giriş bölümünde 30 metre kare yüzölçümünde, yığma tuğla kulübe, üzeri kiremit örtülü” tanımlaması ile suça konu yapıdan söz edildiği, gerek soruşturma aşamasında gerekse kovuşturma aşamasında beyanlarına başvurulan tanıkların, hayvan barınağı olarak kullanılan yapının, sanığın taşınmazı kiralamasından önce de var olduğunu beyan ettikleri, tüm bu bilgi - belgeler birlikte değerlendirildiğinde, suça konu yapının sanık tarafından inşa edildiği hususunun şüpheden uzak şekilde ortaya konulamadığı, ancak, sanık hakkında düzenlenen iddianamede, sanığın yapı üzerinde tadilat gerçekleştirdiğinden söz edilip, izinsiz uygulama yapmak suretiyle atılı suçu işlediğinin iddia olunduğu anlaşılmakla;
Sanığın, bölgenin 1. derece arkeolojik sit alanı niteliğiyle tescilli olduğunu bilmediğine dair savunması dikkate alınarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğinin araştırılması, suça konu yapıda sanık tarafından gerçekleştirilen tel örgü çekme, duvarlarda sıva - boya yapma ve pencerelere doğrama takma fiillerinin, ruhsata tabi esaslı müdahale mi yoksa 3194 sayılı İmar Kanununun 21/3. maddesi kapsamında ruhsata tabi olmayan tadilat ve tamirat niteliği mi taşıdığının bilirkişi görüşü alınmak suretiyle belirlenmesi, sonucuna göre de sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ve sanığın eyleminin, yapıların üzerini çatı ile kapatmaktan ibaret olup, belirtilen eylemin de zorunluluk sınırları içerisinde kaldığına dair dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile beraat hükmü tesisi kanuna aykırı,
2- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “21/06/2013” şeklinde gösterilmesi,
İsabetsiz olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy