Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 1- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/1-1. cümlesi, 74/1-2. cümlesi, 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- Sanık ... hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/1. cümlesi, 74/1-2. cümlesi, 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Anayasa Mahkemesinin, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;
Sanıkların, kültür varlıkları bulmak amacıyla, iş makinesi kullanarak büyük kaya kütlelerini kırma ve taşları söküp çıkarma eylemlerini, 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında korunması gerekli niteliği haiz nekropol alanında gerçekleştirmiş olmalarından dolayı, sanıklar hakkında, anılan Kanunun 74/1-1. cümlesi uyarınca tayin edilen temel cezada, 74/1-2. cümlesi uyarınca indirime gidilmemesi gerektiği gözetilmeksizin eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ...'in bir nedene dayanmayan; sanık ...'in, yargılamanın eksik yapıldığına, savunma hakkının engellendiğine, yeterli delil bulunmadığına; sanık ...'in, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine; sanık ...'nin, suç işleme kastı olmadığına, taş almak için çalışma yaptığına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 54. maddesi uyarınca zoralımına karar verilen dedektörün, iş makinesinden yaklaşık 15 metre kadar uzaklıkta bulunan çalıların içerisine gizlenen sanık ...'in sırtındaki çantada ele geçirilmesi, adı geçen sanığın aşamalardaki savunmalarında, olay günü dedektörü çantasından çıkarmadığını ve kullanmadığını beyan etmesi karşısında, suçta kullanıldığına dair delil mevcut olmayıp, bulundurulması da bizatihi suç teşkil etmeyen dedektörün, sahibi olan sanık ...'e iadesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan dokuzuncu paragrafının, “Adli emanetin ... sırasında kayıtlı ... marka dedektör ve 15 adet dedektör parçasının, suçta kullanıldığına dair delil mevcut olmayıp, bulundurulması da bizatihi suç teşkil etmediğinden, sahibi olan sanık ...'e iadesine” şeklinde düzeltilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy