Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/1, TCK'nın 62, 52/2, 51, 53. maddeleri
gereğince mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
2863 sayılı Kanunun 65. maddesinin, 20/08/2016 tarihinde kabul edilip, 07/09/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6745 sayılı Kanunun 25. maddesi ile değiştirildiği ve anılan değişikliğin, “izinsiz inşai ve fiziki müdahale” fiili yönünden, 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65. maddesine göre aleyhe bir düzenleme getirdiği dikkate alınarak yapılan incelemede;
Davaya konu yeri eski haline getirmeyen sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamede bu hususta bozma öneren (1) numaralı düşünceye iştirak edilmemiş; Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 11/07/2014 tarihli cevabi yazısı ile 1. derece doğal sit sınırlarında kaldığı belirtilen taşınmaz üzerine 19 adet ... tipi ahşap yapı inşa ettiği sabit olan sanık hakkında, TCK'nın 3. ve 61. maddelerinde düzenlenen orantılılık ilkesi gözetilmeksizin, alt sınırdan ceza tayin edilerek, hükmedilen cezanın ertelenmesine karar verilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Mahkemece mahallinde fen ve inşaat bilirkişiler marifetiyle keşif icra edilip, davaya konu yapıların inşa edildiği taşınmazın sit alanında kalıp kalmadığı tereddütsüz şekilde tespit edilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile hüküm tesis edilmesi,
Kabule göre de;
1-Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nce Dairemize gönderilen 18/10/2016 tarih ve 185334 sayılı cevabi yazı eki listelerde sayılan koruma uygulama ve denetim bürosunun faaliyet gösterdiği idari birimler arasında, 17/05/2006 tarihi itibariyle ... Büyükşehir Belediyesi'nin de bulunduğu, suç tarihinden önce yürürlüğe giren 12/11/2012 tarih ve 6360 sayılı Kanuna göre 30/03/2014 tarihi itibariyle büyükşehir belediyesi sınırlarının il mülki sınırları olarak belirlendiği ve büyükşehir belediyesi bünyesinde kurulan koruma uygulama ve denetim bürosunun yetkisinin, idari sınırları içindeki koruma uygulama ve denetim bürosu bulunmayan tüm ilçelerde geçerli olduğu, sözü edilen kanun değişikliğinin, ceza uygulamasında sanık lehine sonuç doğurduğu anlaşılmakla; sanığın, eylemin niteliği ve suç kastının yoğunluğu dikkate alınmak suretiyle, 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/4. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile aynı Kanunun 65/1. maddesine göre hüküm tesisi,
2-Hapis cezası ertelenen sanık hakkında, denetim süresi belirlenirken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması kanuna aykırı,
3-TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 - 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün, isteme uygun olarak BOZULMASINA, 28/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy