İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK'nın 89/1, 89/2-a-b-e, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kaza tespit tutanağına göre, olay sırasında 279 promil alkollü olduğu tespit edilen sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Mahkemece hüküm kurulduğu sırada “Sanık hakkında verilen hükmün, sanığın tekerrüre esas olmasa da sabıkasının olması, suç işlemeye meyilli kişiliği, olay nedeniyle katılanın uğradığı maddi zararları karşılamadığının anlaşılması nedeniyle şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 231/6. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ve 5237 sayılı TCK'nın 51/1. maddesi gereğince hükmün ertelenmesine yer olmadığına” ilişkin gerekçeler isabetli bulunmuş, her ne kadar cezanın caydırıcı olması amacıyla sanığın cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile sanık hakkında TCK'nın 50. maddesi uygulanmamış ise de, katılanda meydana gelen yaralanmanın niteliği, sanığın olayda tam kusurlu olması ve bilinçli taksirle hareket etmesi, ayrıca sanığın lehe uygulama talebinin de olmaması dikkate alınarak, tebliğnamede bozma içeren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmadığı gözetilmeden anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda,aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden (2) olarak numaralandırılan hüküm fıkrasının hak yoksunluğuna ilişkin 5. fıkrasının hükümden çıkartılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy