Mahkemesi:Asliye Ceza Mahkemesi
Suç:Taksirle öldürme
Hüküm:Tüm sanıklar hakkında; TCK'nın 85/1, 62. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar müdafiileri ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde 20/11/1993 doğumlu ...'ın, sanık ...'nın sahibi olduğu lunaparka gittiği, ...'ın arkadaşları ile birlikte ... isimli eğlence ünitesine bindiği, ünite hareket halindeyken koltuğun emniyet bariyerinin kısmen açılması sonucu manevra esnasında koltuktan fırlayarak 15 metre kadar ilerideki kulübeye çarparak yere düştüğü, 15/08/2011 tarihli otopsi raporuna göre ölümün genel beden travmasına bağlı kafatası, yüz ve ekstremite kırığı ile beyin kanaması sonucu gerçekleştiğinin tespit edildiği, sanık ...'in lunapark sorumlu müdürü olduğu, sanık ...'ın eğlence ünitesinin gözlemcilik ve makinistliğini birlikte yürüttüğü, sanık ...'in ise kazanın meydana geldiği eğlence ünitesinin imalatını ve montajını yapan kişi olduğu anlaşılan olayda;
1)Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün temyizen incelenmesinde:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ... müdafiinin kusura, katılan vekilinin ise suç vasfına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) ...'ın vefatı ile neticelenen olayda, sanığın asli kusurlu olması nedeniyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde isabetsizlik bulunmamakta ise de, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı nazara alınmak suretiyle, adalet, hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, alt sınırdan çok fazla uzaklaşılmak ve teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
b)Kazanın hemen sonrasında olay yerinde yapılan incelemeler ile iş güvenliği uzmanı makina mühendisi ve elektrik mühendisi bilirkişiler tarafından düzenlenen 24/06/2011 tarihli rapora göre, ünitenin 13/06/2011 tarihinde lunaparka teslim ve montaj edildiği, 30 adet koltuğunun bulunduğu, koltuklarda numaralandırma bulunmadığı, koltukların üç tanesinde frenleme arızası bulunduğu, diğer tüm koltuklarda ise tasarım hatası nedeniyle emniyet tedbirlerinin yetersiz olduğunun tespit edildiği, ünitenin boş olarak çalıştırılmasında numaralandırılan 1-2-19 numaralı koltukların emniyet bariyerlerinin kendiliğinden açıldığı, bu hatanın seviye ayarı yapılan pnömatik silindirlerin piston kollarındaki bağlantı parçasının sabitlenmemesinden kaynaklandığının belirtildiği, ayrıca tamamen bilgisayar kontrollü çalışan ünitenin genel çalışma prensibi gereği emniyet bariyerlerinin açık olması durumunda sistemin uyarı vermesi ve cihazın çalışmayı durdurması gerektiği fakat belirtilen üç koltuktaki montaj hatası nedeniyle bu koltuklardaki emniyet bariyerlerinin açılması durumunda sistem uyarılarının çalışmadığının anlaşıldığı, ünitenin imalatçı firmadan çıkış kalite kontrolünün yetersiz ve belgesiz olduğu, ünite kullanım kılavuzunun düzenlenmediği anlaşılmakla, ünitenin hatalı tasarım ve montajını yapan sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışmasız bırakılması,
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
2)Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizen incelenmesinde:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar ... ve ... müdafiinin kusura, katılan vekilinin suç vasfına, sanık ... müdafiinin ise bir nedene dayanmayan sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
A)...'ın vefatı ile neticelenen olayda, sanıkların asli kusurlu olması nedeniyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde isabetsizlik bulunmamakta ise de, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı nazara alınmak suretiyle, adalet, hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, alt sınırdan çok fazla uzaklaşılmak ve teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayini,
b) Oluş, dosya kapsamı ve iş güvenliği uzmanı elektrik ve makina mühendisi bilirkişiler tarafından düzenlenen 24/06/2011 ve 07/07/2013 tarihli rapor ile İTÜ öğretim üyeleri tarafından düzenlenen 02/04/2014 tarihli bilirkişi raporlarına göre hatalı tasarımı yapılan ünitenin kendilerine teslim edilerek montajı sonrası sanıklar tarafından ünitenin yetkili mühendisler tarafından giriş kalite kontrolü yapıldıktan sonra kullanıma açılması gerektiği dikkate alınmadan maddi kaygılarla gerekli denetimler yapılmadan kullanıma açıldığı, ünite hakkında risk analizlerinin belirlenmediği, fenni muayene raporlarının düzenlenmediği, cihazın bakım talimatları ve formlarının bulunmadığı, ünite çevresinde uyarı levhaları düzenlenmediği, acil eylem planlarının yapılmadığı, işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında çalışma yapılmadığının anlaşıldığı, ayrıca tanıklar ... ve ...'nin beyanlarından anlaşılacağı üzere ölen ile birlikte üniteye oturduktan sonra sanık ...'ın gelerek jeton topladığını ancak ünitenin tek güvenlik tertibatı olan kafes yelekleri kontrol etmediğini, kafes yelekleri kendi becerileri ile indirdiklerini beyan ettikleri anlaşılmakla, gözle görülür şekilde hatalı üretilen ve montajlanan ünitenin gerekli teknik ve güvenlik kontrollerini yaptırmadan kullanıma açan lunapark sahibi ... ile sorumlu müdürü ... ile üniteye ait mekanik ve emniyet sistemlerinin bakımını yapan ve kontrolünü sağlayan sanık ...'ın eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy