Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 62, 53/1, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının mahkumiyet niteliğinde bulunmadığı ve suç tarihi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yasal engel teşkil etmediği gözetilerek, sanık hakkında kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, "yasal imkansızlık nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5 fıkrası ve devamı maddelerine göre şartları oluşmadığı ” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı biçimde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (f) bendinde yer alan “sanığın kastının ağırlığı”gerekçesine dayanılmayacağının gözetilmemesi,
3-Taksirli suçlar nedeniyle hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceği gözetilmeyerek sanık hakkında TCK’nın 53/1 maddesinin uygulanması,
4- Asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında; meydana gelen zararın ağırlığı ve maddede öngörülen cezanın üst sınırı nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun şekilde asgari hadden uzaklaşmak suretiyle temel ceza tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince tebliğnamedeki isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 14.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy