Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm : 277,32 TL maddi ve 3.500 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre; davacının hakkında yürütülen soruşturma kapsamında üzerine atılı rüşvet alma eylemleri nedeniyle tutuklandığı, yapılan yargılama sonunda Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesinin 06.04.2010 tarih, 2009/191 Esas – 2010/85 sayılı kararı ile davacının hakkındaki iki ayrı eylemin görevi kötüye kullanma suçuna dönüştüğü ve bu suç yönünden dava zamanaşımının dolduğundan bahisle düşürülmesine karar verildiği, usulsüz antrepo açılması karşılığı rüşvet alma eyleminden ise beraatine hükmedildiği dikkate alındığında, davacı yönünden tazminat davası şartlarının gerçekleştiği anlaşıldığından tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Gözaltına alındığı ve tutuklandığı tarihte gümrük memuru olarak görev yaptığı anlaşılan davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı dönemde maaşından yapılan kesintileri, hakkındaki davanın beraatle neticelenmesi sonrası bağlı olduğu kamu idaresinden talep edebileceği veya yetkili ve görevli idare mahkemesine konu ile ilgili yasal düzenlemelere uyulmadığı gerekçesi ile başvurması halinde doğduğu iddia olunan maddi zararının hüküm altına alınabileceği dikkate alındığında, davacının maaşında yapılan kesintilerin ödenmesi hususunda idari yargıda açılmış bir dava bulunup bulunmadığı ve yapılan kesintilerin daha sonradan davacıya ödenip ödenmediği araştırılarak bu hususların tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi sonrası sonucuna göre davacının maddi tazminat talebi ile ilgili karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, UYAP üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 26.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy