Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm: Davanın reddine
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat davasının dayanağı olan Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2009/135 esas, 2011/18 karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) kasten öldürme suçundan tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kesinleşme şerhli beraat kararının 14/01/2013 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmiş olmasına karşın, 19/03/2013 tarihinde Zonguldak Asliye Hukuk Mahkemesinde tazminat davası açıldığı, Zonguldak Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda 01/07/2013 tarihinde ağır ceza mahkemelerinin açılan davada görevli olması sebebiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verildiği ve bunun üzerine davacı vekili tarafından Zonguldak Ağır Ceza Mahkemesine 18/07/2013 tarihli dilekçe ile maddi ve manevi tazminat davası açıldığı görülmekle;
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 142/1. maddesine göre, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat taleplerinin kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceği, aynı Kanunun 142/2. maddesinde ise istemin, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanacağı belirtilmiş olmakla birlikte, tazminat davasına esas Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2009/135 - 2011/18 sayılı kararı incelendiğinde, beraaat eden sanığın (davacının) “yetkili ve görevli hukuk mahkemelerinde” dava açabileceğinin belirtildiği, davacı vekilinin haksız tutuklama işlemine karşı başvuracağı merciin yanlış gösterilmesi suretiyle yanıltıldığı, bu kapsamda CMK'nın 142/1 maddesinde gösterilen 1 yıllık süre içerisinde görevli ağır ceza mahkemesinde dava açıldığının anlaşılması karşısında, davacının tazminat istemi ile ilgili karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, davanın reddine dair yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA 17/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.