Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK'nın 89/1, 89/2-a, 22/3, 62, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
10.05.2012 günü saat 22.30 sıralarında 138 promil alkollü olduğu tespit edilen sanık sürücü ...'un idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içinde, 5.5. metre genişliğinde, aydınlatmanın olduğu, bölünmüş, tek yönlü, kuru, düz, asfalt kaplama yolda seyretmekte iken, seyir yönüne göre sol taraftan sağ tarafa geçmek üzere yola giren ve 228 promil alkollü yaya ...’ a aracının sol ön ile sol yan tarafı ile çarpması neticesinde, yayanın 6. derece kemik kırığına, hayati tehlikeye, işlev zayıflamasına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, sanığı tali kusurlu kabul eden mahkemece alt sınırdan çok fazla uzaklaşılarak hüküm kurulmuş ise de, katılanda meydana gelen yaralanmanın niteliği dikkate alınarak, bu husus; sanığın eylemi neticesinde, mağdurun işlev zayıflamasına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulurken, 5237 sayılı TCK'nın 61/2. maddesi gereğince temel cezadan önce bilinçli taksir nedeniyle artırım yapılması gerekirken, hataya düşülerek 5237 satılı TCK'nın 89/2-a maddesi gereğince artırım yapıldıktan sonra, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması, sonuç cezaya etkili görülmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kusura, eksik inceleme yapıldığına, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saik" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
2- Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde cezanın hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi yerine infazı kısıtlar biçimde hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan "sanığın amacı" ibaresinin hükümden çıkarılması ve hükmün 7. bendinin son cümlesinin hükümden çıkarılarak yerine "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 31/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy