Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: TCK’nın 89/1, 89/2-b, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre, sanığın eyleminden kaynaklanan zararı gidermediği anlaşılmakla, “sanığın kazadan sonraki davranışları, samimi pişmanlığına rastlanmaması, yargılama sırasında gözlemlenen tutum ve davranışları bir arada değerlendirildiğinde ileride suç işlemekten çekineceği yönünde olumlu kanaat gelmemesi” nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair kabulünde isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin eksik incelemeye, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde cezanın hapse çevrileceğinin ihtarı yerine infazı kısıtlar biçimde “hapse çevrilmesine” karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün 6. paragrafındaki “hapse çevrilmesine” ibaresinin çıkarılarak “hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.