Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Hüküm : TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4, 53/6, 63, 5275 sayılı yasanın 106. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın tam kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği somut olayda, alt sınırdan uzaklaşılması isabetli ise de, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen sonuç gözetilerek, alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Kendilerini vekille temsil ettiren ölenin mirasçıları yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, katılanların her biri için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi,
3-Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin hüküm fıkrasında, TCK’nın 52/4. maddesinin son cümlesi uyarınca taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği hususunun ihtarı ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca infaz yetkisini kısıtlar biçimde 5275 sayılı Kanunun 106. maddesi uyarınca Cumhuriyet savcılığınca yapılan ödeme emri tebliğine rağmen taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarlarının hapis cezasına çevrileceğinin sanığa ihtarına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 20/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy