Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Özel hayatın gizliliğini ihlal, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
Hükümler : 1- Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı TCK'nın 38. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 134/1, 134/1-2, 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
2- Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan dolayı TCK'nın 136/1, 53/1-2-3. maddeleri gereğince iki kez mahkumiyet
Özel hayatın gizliliğini ihlal ve verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık ...'nın, arkadaşı olan temyiz dışı sanık ...'dan, mağdur ...'nın uygunsuz görüntülerini çekip göndermesini istediği ve temyiz dışı sanık ...'nın da mağdur ...'nın bir kısmı müstehcen olan özel görüntülerini rızası dışında çekip sanık ...'nın telefonuna gönderdiği olayda;
Sanık ...'nın, temyiz dışı sanık ...'dan, mağdur ...'nın uygunsuz görüntülerini çekip göndermesini istemek suretiyle temyiz dışı sanık ...'yı, mağdur ...'nın özel görüntülerini hukuka aykırı olarak kaydetmeye ve ifşa etmeye azmettirdiği gözetilerek, her iki eylemin tarif edildiği iddianamede sanık hakkında TCK'nın 38/1. madde ve fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 134/2-1. madde, fıkra ve cümlesinin tatbik edilmesi istenilmiş olup, TCK'nın 38/1. madde ve fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 134/1-1 ve 134/1-2. madde, fıkra ve cümlelerinin uygulanmasının talep edilmemesi nedeniyle CMK'nın 226. maddesi gereğince sanığa ek savunma hakkı tanınıp, sanığın sübut bulan eylemlerine uyan görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı TCK'nın 38/1. madde ve fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 134/1-1 ve 134/1-2. madde, fıkra ve cümleleri, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı TCK'nın 38/1. madde ve fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 134/2-1. madde, fıkra ve cümlesi gereğince ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, sanığa ek savunma hakkı da verilmeksizin, sanık hakkında TCK'nın 38/1. madde ve fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 134/1-1 ve 134/1-2. madde, fıkra ve cümleleri uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması,
2- a) TCK'nın 136/1. madde ve fıkrasında bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörülmüş iken, anılan maddede, suç tarihinden sonra ve karar tarihinden önce 06.03.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4. maddesi ile yapılan değişiklikle ceza miktarının iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası olarak belirlenlenmiş olması karşısında, TCK'nın 7/2. madde ve fıkrası gereğince, suçun işlendiği zamandaki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanması ve her iki kanuna göre hükmedilecek sonuç cezalar belirlendikten sonra sanığın lehine olan kanunun tespiti ile lehe kanunun bir bütün halinde uygulanması ve bu durumun kararın gerekçesine yansıtılması suretiyle hükümler kurulması gerektiği gözetilmeksizin, sanık hakkında TCK'nın 136/1. madde ve fıkrası uyarınca asgari hadden uzaklaşılarak 3'er yıl hapis cezaları tayin edildiği belirtilmek suretiyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
b) Kabul ve uygulamaya göre de:
Mağdurlar ... ve Kader'e ait kişisel veri niteliğindeki cep telefonu numaralarını hukuka aykırı olarak ele geçiren sanık ... hakkında temel ceza belirlenirken, TCK'nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle, aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiillerin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan düzenleme uyarınca 1 yıl ile 4 yıl arasında hapis cezası tayin ve takdir etmek durumunda olan yerel mahkemece, suçların işleniş şekline ve dosya kapsamına nazaran benzer olaylarla karşılaştırıldığında eylem ile ceza arasındaki muvazeneyi bozacak, adalet ve hakkaniyete uygun düşmeyecek biçimde teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek, 3'er yıl temel hapis cezaları belirlenmesi suretiyle sanığa fazla cezalar verilmesi, kanuna aykırı,
3- Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarları yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 24.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.