Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Maddi tazminat talebinin reddine, 75 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan ve 21.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik HUMK’un 427. ve ek 4. maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre, hüküm davalı yönünden kesin nitelikte ise de, hükmün davacı vekili tarafından süresinde temyiz edildiği, davacı tarafça talep edilen tazminat miktarının reddedilen bölümünün temyiz sınırının üzerinde olduğu ve davacı vekili tarafından bu bölümün temyiz edilmesinin davalı vekiline davacı vekilinin temyiz dilekçesine Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre katılma yoluyla hükmü temyiz etme hakkı vereceği, yokluğunda verilen hüküm ile birlikte davacı vekilinin temyiz dilekçesinin tebliği üzerine davalı vekilinin hükmü süresinde temyiz ettiği, bu kapsamda hükmün davalı yönünden de temyizi kabil hale geldiği belirlenerek yapılan incelemede;
Davacının ölçüsüz arama ve haksız el koyma nedeniyle tazminat talebinde bulunduğu, dosya içeriğine göre; Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/47 Esas – 2012/197 Karar sayılı ceza dava dosyasında, sanık (davacı) hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraat kararı verildiği, beraat kararı ile birlikte 20.02.2008 tarih, 2007/9859 - 2008/1818-119 nolu iddianamede, mahkeme dosyasında 2 nolu klasörde yer alan dizi 473'de kayıtlı Bağkur Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığına ait soruşturma raporunda ek 32/2 dizi sırasıyla yer alan (mahkeme dosyasında dizi 370'de kayıtlı) belgede isimleri yazılı şahısların reçeteleri ile ilgili olarak uyulan Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği şekilde sanığın (davacının) çalıştırdığı eczanede bağkura tabi bu kişilerin sağlık karnelerine el koyarak bu kişilerin bilgileri dışında ... Devlet Hastanesi doktoru müteveffa ...'ye sahte reçete düzenlettirerek kuruma fatura edip tahsil edilmesi iddiasına ilişkin olarak usulünce dava açılmadığından bu hususta gereğinin takdir ve ifası için suç duyurusunda bulunulduğu, bunun üzerine davacı hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, yargılamanın Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/35 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğü nazara alındığında, bahse konu yargılama sonucunda ne karar verildiği, verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği ve soruşturma aşamasında tefrik kararı verilip verilmediği, tefrik kararı verilmiş olması halinde neticesi araştırılarak bu hususların sonucuna göre, Dairemizce gidilen içtihat değişikliği gereğince, 5271 sayılı CMK'nın 141/1-i maddesinde düzenlenen arama koruma tedbiri nedeniyle tazminata hükmolunabilmesi için arama kararının ölçüsüz şekilde gerçekleştirilmiş olması gerektiği, arama kararı ve arama tutanağındaki usuli aykırılıkların madde metninde tazminat nedeni olarak sayılmadığı dikkate alınarak, davacı tarafça sunulan iş yeri arama tutanağında, arama neticesinde ekli listedeki ilaçlara arama heyeti tarafından el konulduğunun belirtildiği gözetilerek, Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/47 Esas – 2012/197 Karar sayılı ceza dava dosyası celp edilip incelenerek ve arama ve el koymaya ilişkin talep, karar, yazışma, tutanak, liste ve benzeri tüm belgelerin aslı ya da onaylı örnekleri de dosya içerisine alınarak, arama tutanağında el konulduğu ve ilaç olarak belirtilenlerin boş ilaç kutusu mu olduğu, ilaçlara hangi nedenle el konulduğu, bunlara ilişkin olarak ne gibi işlemler yapıldığı, davacının zararının bulunup bulunmadığı araştırılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair yönler incelenmeksizin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy