Tebliğname No: 12 - 2014/231248
Mahkemesi : Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesi
Tarihi: 19/03/2014
Numarası: 2014/6 – 2014/27
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; Dava 466 sayılı Kanun hükümlerine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2009/256 esas-2010/57 sayılı kararında 466 sayılı Kanunun 2. maddesindeki üç aylık sürenin başlangıcı için 21/04/1975 tarih ve 3-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına atıf yapılarak kesinleşen beraat kararından davacının haberdar olmasının arandığı, adı geçen kararda tazminat davasının ne zamana kadar açılması gerektiğine dair bir açıklama bulunmamakla birlikte, hiçbir hakkın sonsuza dek dava konusu yapılamayacağı, özel hukuk kapsamında değerlendirilmesi gereken bu talebin de makul bir süre içinde dava konusu edilmesi gerektiği ve dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.05.2014 tarih, 2014/141 esas, 2014/229 sayılı kararında da belirtildiği üzere beraat veya kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların Yazı İşleri Yönetmeliğine göre süresinde tebliğ edilip kesinleşme tarihinden itibaren her halükarda 10 yıl, kesinleşmiş kararların tebliğinden itibaren ise, 3 ay içinde tazminat davalarının açılması gerektiği ve dava süresi bakımından en lehe olan Borçlar Kanununun 60. maddesindeki sürenin kabulü ile her koşulda davanın 10 yıllık süre içinde açılması gerektiği kabul edilmekle, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında 29.09.1998 tarihinde verilip, 28.10.1998 tarihinde kesinleşen beraat hükmü ile tazminat davasının açılmış olduğu 02/01/2014 tarihine kadar, 15 yıldan fazla süre geçtiği, davacının bu uzun süre içerisinde hakkındaki beraat hükmünden haberdar olmadığından söz etmenin yaşamın olağan akışına uymayacağı ve davanın süresinde açıldığının kabulünün mümkün olamayacağı gerekçesi ile davanın süre yönünden reddi yerine, mahkeme tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, tazminata konu tutuklama müzekkeresinin işleme konulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğru olduğundan, davacının temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 19.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.