Tebliğname No : 12 - 2015/97741
Mahkemesi : İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesi
Karar tarihi : 07/02/2012
Numarası : 2008/54 - 2012/39
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıklar N.. M.. ve Ö.. Y..'ın beraatlerine; sanık H.. B..'nın mahkumiyetine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanıklar N.. M.. ve Ö.. Y..'ın beraatlerine ilişkin hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, sanıkların üzerlerine atılı suçtan cezalandırılmalarına yetecek, her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, eksik ve yetersiz inceleme ile karar verildiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar N.. M.. ve Ö.. Y..'ın beraatlerine ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2- Sanık H.. B..'nın mahkumiyetine ilişkin hükmün incelenmesine gelince;
Katılan vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 12/07/1995 tarih ve 6848 sayılı kararı ile belirlenen Tarihi Yarımada Kentsel ve Tarihi Sit Alanı içerisinde yer alıp, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığı'nın 09/04/1977 tarih ve 9776 sayılı kararı ile korunması gerekli sivil mimarlık örneği olarak tescil edilen taşınmazı, 10/08/2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile sanık N.. M..'dan kiraladığı, Eminönü Belediye Başkanlığı görevlilerince yapılan incelemede, zemin + 1 normal katlı eski eser yapıda, önceden parsel önünde bulunan eski eser çeşmenin su haznesi duvarları kaldırılarak yapı alanına eklendiği, çatı kaldırılarak kısmi çekme kat ve teras yapıldığı belirlenip, 10/09/2007 tarihli yapı tatil tutanağının düzenlendiği, tutanak ile tespit edilen müdahaleleri gerçekleştirdiği iddiasıyla, taşınmazın kiracısı olan sanık hakkında inceleme konusu davanın açıldığı, sanığın aşamalardaki savunmalarında, iş yeri niteliğiyle kullanmak üzere kiraladığı taşınmazda boya badana yaptırdığını, başka bir tadilat ya da bina üzerinde herhangi bir değişiklik yapmadığını beyan ettiği anlaşılmakla;
Suça konu taşınmazın dosya içerisinde mevcut belediye imar işlem dosyasının yanı sıra, yetkili koruma bölge kurulu müdürlüğü ile koruma uygulama ve denetim bürosunda bulunan, taşınmaza ait tüm bilgi, belge ve fotoğraflar da getirtilerek, fen, inşaat ve sanat tarihi alanlarında uzman bilirkişiler refakate alınmak suretiyle olay yerinde keşif yapılması, taşınmazın sanıktan önceki kiracıları oldukları dosya kapsamından anlaşılan A.. G.. ve A.. Ç.. isimli şahısların, mümkün olduğu takdirde keşif mahallinde tanık sıfatıyla bilgilerine başvurularak, suça konu imalatların kendi kullanım dönemlerinde mevcut olup olmadığının ve dolayısıyla yapılış zamanlarının sorulması, diğer yandan, 10/09/2007 tarihli yapı tatil tutanağında açıklanan inşai faaliyetler yerinde tespit edilerek, gerçekleştirilen fiilin niteliğinin, zamanının, tescilli binada ya da çeşmede zarar oluşumuna sebebiyet verilip verilmediğinin, sözü edilen varlıkların özgün yapılarını kaybedip kaybetmediğinin tereddütsüz şekilde belirlenmesi, böylece suçun unsurları ortaya konulduktan sonra, suça konu müdahalelerin sanık tarafından yapıldığı sonucuna varılırsa, tescilli kültür varlıklarının zarar görmüş olması halinde, 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1-1. cümlesi; zarar saptanmaması halinde ise, taşınmazın bağlı olduğu idarenin bünyesinde suç tarihi itibariyle faaliyette olan koruma uygulama ve denetim bürosunun varlığı durumunda, aynı Kanunun 65/4. maddesi; yokluğu durumunda 65/1-2. cümlesi uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmesi zorunluluğu bozmayı gerektirmiş,
Kabule göre de;
Sanığın geçmişinde kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezası mahkumiyeti bulunması nedeniyle uygulanma koşulları oluşmadığı halde ve ayrıca uygulamanın sadece hapis cezasını içerdiğini belirten bir ifade kullanılmaksızın, hükmedilen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 15/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy