Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Taksirle yaralama suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1 ve 62. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına, sürücü belgesinin 53/6. maddesi uyarınca 3 ay süreyle geri alınmasına dair ...Sulh Ceza Mahkemesinin 10.09.2009 tarihli ve 2008/765 esas, 2009/737 sayılı kararının infazı sırasında, hükümlü vekilinin sürücü belgesinin 3 aylık süre sonunda 24.05.2014 tarihinde iadesi talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 09.05.2014 tarihli ve 2008/765 esas, 2009/737 sayılı ek kararına yapılan itirazın reddine dair ...Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2014 tarihli ve 2014/207 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/6 ve Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri İle Koruma Kurulları Yönetmeliği'nin 69/2. maddesinde yer alan “Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanık hakkında verilen hükmün ertelenmiş olması ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51/8. maddesine göre cezası ertelenen kişinin denetim süresini, yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirdiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağı cihetle, sanığın sürücü belgesinin geri alınması tedbirinin denetim süresini de kapsayacak ve hükümlünün aleyhine olacak şekilde 1 yıl 3 ay süreyle uygulanmasına karar verilmesi karşında, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu ... Bakanlığının 06.03.2015 gün ve 16812 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.03.2015 gün ve 2015/91870 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
TCK'nın 53/6. maddesinde yer alan “Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.” şeklindeki düzenleme incelendiğinde;
Maddenin ilk dört fıkrasındaki düzenlemelerin kasten işlenen suçlarda hapis cezasının yasal sonucu olduğu ve hükümde belirtilmemiş olsa dahi sanık veya hükümlü lehine aleyhe bozma yasağına konu olamayacağı, ancak beşinci fıkradaki düzenlemede adli para cezasına mahkumiyet halinde de mahkemece hükmedilmek koşuluyla hak yoksunluğuna karar verilebileceği ve bu hak yoksunluğunun para cezaları açısından adli para cezasının tümüyle infazından sonra başlayacağında kuşku bulunmamaktadır.
TCK'nın 53/6. fıkrasının uygulanma koşullarına gelince, anılan fıkrada hapis veya adli para cezasına mahkumiyet ayrımı yapılmaksızın mahkumiyet yeterli görüldüğünden, taksirle işlenen suçlarda hakim tarafından hükmedilmek ve süresi belirtilmek koşuluyla, fıkradaki bir meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına veya sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi mümkündür. Hapis cezasına mahkumiyet halinde cezanın infazı süresince yoksun bırakılan kişi bu meslek veya sanatı fiilen icra edemeyeceğinden veya sürücü belgesini kullanamayacağından, yasaklama ve geri alma hükmünün hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girmesinde ve sürenin cezanın tümüyle infazından sonra işlemeye başlamasında maddenin diğer fıkralarındaki düzenlemelere herhangi bir aykırılık veya adaletsizlik bulunmamaktadır. Ancak; adli para cezasına mahkumiyet halinde veya cezanın ertelenmesi halinde fıkranın infaz koşullarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
Şöyle ki;
Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının ertelendiğini ve üç yıllık denetim süresi öngörüldüğünü, yine aynı ilamda sürücü belgesinin altı ay alınmasına karar verildiğini düşünelim, bu ihtimalde, sanığın mahkumiyeti kesinleşecek, kesinleşme ile birlikte sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin karar yürürlüğe girecek, üç yıllık denetim süresince hükümlü bu sürücü belgesini kullanamayacak, üç yılın sonunda TCK'nın 51/8. maddesi uyarınca ceza infaz edilmiş sayılacak ve sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin süre başlayacaktır, görüldüğü gibi, sürücü belgesi gerçekte altı ay değil, bu ihtimalde üç yıl altı ay alınmıştır. Oysa hükmeden mahkeme sürücü belgesinin altı ay alınmasına karar vermiştir. Bu uygulamanın maddenin amacı ve özüyle TCK'nın 3. maddesindeki güvenlik tedbirlerinin işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olması gerektiğine ilişkin hükümle bağdaşmadığı açıktır.
Aynı çelişkili durum para cezaları açısından da söz konusudur, sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının ekonomik ve sosyal durumu itibariyle aylık 24 eşit taksitte ödenmesine karar verilmesi halinde, sürücü belgesi hüküm kesinleşir kesinleşmez alınacak, belki de çalışarak adli para cezasını ödeyeceğini düşünen ve mesleği şoförlük olan sanık birden 24 ay boyunca mesleğini icra edemez hale gelecek, aslında sürücü belgesi altı ay alınmış olmasına karşın, 2 yıl 6 ay boyunca sanık bu haktan mahrum edilmiş olacaktır.
Bu adil olmayan ve yasanın amacıyla da bağdaşmayan uygulamaların önlenmesi için, sürücü belgesinin geri alınması tedbirinin, adli para cezası ve erteli hapis cezasını içeren hükümler ile birlikte verilmesi halinde, hakkaniyet, hak ve nasafet ilkeleri ile TCK'nın 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan, “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.” şeklindeki düzenleme nazara alınarak, geri alma tedbirine ertelenmiş hapis cezası ile birlikte karar verildiğinde, geri alma işleminin erteleme süresi boyunca uygulanmayıp, cezanın infaz edilerek denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi durumunda hükümlünün sürücü belgesinin geri alınarak, ilamda belirtilen süre boyunca bu tedbirin uygulanmasının hakkaniyete daha uygun olacağı,
İncelenen dosyada; sanık ...'in taksirle yaralama suçundan dolayı TCK'nın 89/1, 62, 51, 51/3, 53/6. maddeleri gereğince 1 yıl denetim süresi belirlenen erteli 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 3 ay süreyle geri alınmasına ilişkin ...Sulh Ceza Mahkemesinin 10.09.2009 tarihli ve 2008/765 esas, 2009/737 sayılı kararının 27.11.2013 tarihinde kesinleşmesini müteakip, dosya içerisinde bulunan 24.02.2014 tarihli geri alma tutanağına göre, hükümlünün sürücü belgesinin TCK'nın 53/6. maddesi uyarınca 24.02.2014 tarihinde teslim alındığı, böylece hükümlünün sürücü belgesinin, hakkında tayin edilen erteli hapis cezasının infazı tamamlanmadan geri alındığı anlaşılmakla;
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, ...Sulh Ceza Mahkemesinin 09.05.2014 tarihli ve 2008/765 esas, 2009/737 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair ...Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2014 tarihli ve 2014/207 değişik iş sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy