Tebliğname No : 12 - 2014/189651
Mahkemesi : Muğla 1.Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi : 31/03/2014
Numarası : 2011/146 - 2014/185
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın davaya katılmasına karar verildiği halde, gerekçeli karar başlığında, K.. M..'nün katılan olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak değerlendirilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin 13/10/2012 tarih, 28440 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2011/18 Esas, 2012/53 sayılı kararı ile 08/10/2013 tarih ve 6498 sayılı Kanun ile 2863 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler değerlendirildiğinde; Yüksek Mahkemece “mülkiyet hakkı ihlali” iddiasının kabul edilmediği, ancak, hukuk devletinin temel ilkelerinden olan “belirlilik ilkesi” ne göre, kişilerin maliki bulundukları taşınmazların korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı niteliğiyle tescilli olduğunu ya da sit alanı içerisinde kaldığını öğrenmeleri gerektiği hususunun vurgulandığı, iptal hükmündeki gerekçeler doğrultusunda, 2863 sayılı Kanunun “tespit ve tescil” başlıklı 7. maddesinin 6498 sayılı Kanun ile değiştirildiği, buna göre, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edilmesi; sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin tescil kararlarının da Resmî Gazete’de yayımlanmakla birlikte, Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulması gerektiği; belirtilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılacağı; 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliklerin amacının ilgili kurul kararlarından muhataplarını haberdar etmek olduğu;
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; İzmir 2 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 21/12/1994 tarih, 4477 sayılı kararı ile kentsel sit alanı olarak tescil edilen sınırlar dahilinde ve ayrıca aynı Kurul'un 08/07/1998 gün, 7887 sayılı kararı ile sivil mimarlık örneği olarak tescilli yapıların koruma alanında kalmakta olan Muğla ili, ......Mahallesi, 22 pafta, 353 ada, 19 parseldeki yapının zemininde bulunan iş yerinin vitrinlerinin alüminyum malzeme ile izinsiz yenilendiğinin tespit edildiği, sanığın dava konusu taşınmazda faaliyet gösteren giyim firmasının yetkili müdürü olduğu, suç tarihinden önce yapılması düşünülen cephe uygulaması için proje hazırlanıp, ilgili Koruma Kurulu'na sunulmuş olması hususu dikkate alındığında, dava konusu taşınmazın kentsel sit alanında ve aynı zamanda korunması gerekli kültür varlığı niteliğindeki taşınmazların koruma alanında kaldığını bildiğinin, tüm dosya kapsamı sabit olduğu anlaşılmakla birlikte, sanığın savunmasında, dava konusu uygulamalara ilişkin hazırlanan projenin sonradan onaylandığına ilişkin beyanı karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 13/03/1995 tarih ve 1995/9-41-64 sayılı kararında da belirttiği üzere, suç tarihinden sonra sunulan projelerin Kurul'un sözü edilen kararları ile uygun olduğuna karar verilmesi halinde, atılı suçun manevi unsurunun oluşmayacağından, bu husus araştırılıp, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65. maddesindeki düzenlemelerde dikkate alınarak, sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, 6498 sayılı Kanun ile 2863 sayılı Kanun'da yapılan değişikliler hatalı değerlendirilip, eksik araştırmaya dayalı olarak, sanığın beraatine ilişkin yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy