Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm : TCK'nın 134/2, 62, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanın 21.04.2016 havale tarihli dilekçesinin içerk itibariyle sanık müdafiinin temyiz dilekçesine cevap mahiyetinde olduğu değerlendirilmiştir.
Sanığın, mağdura ait vesikalık fotoğrafını tanık ...’e ait kahvehanede yere attığı olayda, vesikalık fotoğrafların mağdurun özel yaşam alanına ilişkin olmaması karşısında, mağdura ait kişisel veri niteliğinde fotoğrafları onun rızasına aykırı şekilde yayan sanığın sübut bulan eyleminin verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet hükmü kurulması kanuna aykırı,
Kabul ve uygulamaya göre de:
Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 04.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy