Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm: TCK'nın 179/3-2, 50/1-a, 52/1-2-4. ve CGTİK'nın 106/10. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin suçun oluşmadığına yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-CMK'nın 18/6/2014 tarih ve 6545 sayılı yasa ile değişik 231/8. maddesinde denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğine ilişkin yapılan düzenlemenin, sanığın atılı suçu 01.01.2014 tarihinde işlediğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında uygulanamayacağı gözetilmeden “sanığın Uzunköprü Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/176 esas 2011/58 karar sayılı ilamı ile hakkında Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, iş bu kararın 17.06.2011 tarihinde kesinleştiği ve Denetim Süresi içinde işbu davaya konu suçu işlediği, bu nedenle sanık hakkında 6545 sayılı yasa ile değişik CMK 231/8. maddesi uyarınca hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına” şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmaması,
2-Sanığa verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının belirtilmemesi,
3-Sanığa verilen taksitli adli para cezasının taksitlerinden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceği konusundaki ihtaratın; TCK'nın 52/4. maddesine göre yapılması gerektiğinin gözetilmeksizin, infazı kısıtlar biçimde Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/3. maddesine göre yapılması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA; 17/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.