Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Katılanlar: 1-..., 2-..., 3-...,
4- ...
Suç: Taksirle öldürme
Hüküm: TCK'nın 85/1, 62, 50/1-a-4, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Vekaletnamesinde kanun yollarından vazgeçme yetkisi bulunan katılanlar vekilinin temyiz aşamasında, 12.10.2016 havale tarihli dilekçe ile temyiz talebinden vazgeçtiğini bildirmesi nedeniyle, sadece sanık müdafinin temyiz talebine hasren yapılan incelemede;
06.07.2011 tarihinde "... Turizm İnşaat Gıda Hizmet Taahhüt San. Tic. Ltd. Şti." unvanlı işverenliğe ait Sahil ... iş yerinde elektrik panosunun yerinin değiştirilmesi işi için iş yerinde çalışan ... nın olay günü iş yerini tanıyan ve iş yerinde teknik eleman olarak görev yapan (servis şoförlüğü ve verilen diğer işleri yürüten) ...'u iş yerine çağırdığı, işin yapımı için seyyar kabloya ihtiyaç duyulduğu, tanık beyanlarına göre o sırada seyyar elektrik kablosunun iş yerinde ofis kısmında bulunması üzerine iş yeri çalışanı olan ...'un idari ofise çıktığı ve burada ofisin kuzey kısmına bakan ve boşluğa açılan havalandırma ve aydınlatma amaçlı yapılan 143x87 cm ebatlı anahtarlı PVC kapıdan 160 cm aşağıda yan kısımda bulunan ve düğün salonu çatısı olan çimento esaslı atermit çatıya düştüğü ve oradan da 163 cm aşağıda bulunan plastik asma tavana ve oradan da 490 cm aşağıya beton zemin üzerine düşerek vefat ettiği ve sanığın asli kusurlu kabul edildiği somut olayda, sanık hakkında adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması ve sanık hakkında hükmedilen hapis cezasından TCK'nın 62 maddesi gereğince indirim yapılırken hesap hatası sonucu 2 yıl 1 ay yerine, 1 yıl 13 ay hapis cezasına hükmedilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kusura, ceza miktarına ve sair temyiz itirazlarının reddina, ancak;
Katılanlar vekilinin 12.10.2016 havale tarihli dilekçe ile temyiz talebinden vazgeçtiğini bildirmesi nedeniyle, katılanlar hakkındaki katılma kararının CMK'nın 243/1. maddesi gereğince hükümsüz kalması ve katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi nedeniyle bu hususun yeniden değerlendirilmesi amacıyla hükmün bozulmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; (2) olarak numaralandırılan hükmün vekalet ücreti takdirine ilişkin 3 numaralı paragrafının hükümden çıkarılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 31.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy