Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/4, 5237 sayılı TCK'nın 62/1, 51/1-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamında mevcut 27/02/2013 ve 09/05/2013 tarihli bilirkişi raporlarında, Beyoğlu kentsel sit alanı içerisinde yer alan 2. grup korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli suça konu taşınmazdaki ilave çatı katının 2005 - 2007 yıllarında yapıldığının, 2007 - 2010 yılları arasında ise çatının tadilat geçirdiğinin belirtilmesi karşısında, sanık lehine değerlendirme ile çatı katı inşası fiili yönünden zamanaşımının dolduğu sonucuna varılacağı, çatı tadilatı ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı bünyesindeki Koruma Uygulama ve Denetim Müdürlüğü teknik elemanlarınca 18/12/2009 tarihli kontrolde saptanan, son kata bina bütünüyle uyumlu olmayan pencere yapılması ve pencere doğramalarında pvc malzeme kullanılması fiillerinin ise, Dairemizin 06/05/2015 tarihli ve 2014/14364 Esas, 2015/7584 Karar sayılı bozma ilamı sonrası düzenlenen 22/04/2016 tarihli bilirkişi raporuna göre bina bütünlüğüne uygun olmadığı ve binanın orijinal dokusunun bozulmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla; “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığına kasten zarar verme” suçundan sanığın, 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, gerekçede bilirkişi raporlarına yer verildiği halde, sözü edilen raporlar ile uyumlu olmayan “sanığın eylemini cezayı artıran 5728 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 23/01/2008 tarihinden önce gerçekleştirdiği” şeklindeki isabetsiz gerekçeye dayanılarak, 2863 sayılı Kanunun 65/4. maddesi uyarınca eksik ceza tayini,
Kabule göre de;
Hükmolunan cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 51/5-6. maddesi uyarınca denetim süresi içinde yükümlülük belirlenip belirlenmeyeceği ve uzman kişi görevlendirilip görevlendirilmeyeceği hususunda herhangi bir karar verilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 05/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy