Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/4, 22/3, 62/1, 50/1-a, 52/2-4, 53/6.maddeleri
uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, olayın alkolün etkisi ile meydana gelmediğine; katılanlar vekilinin ise lehe hükümlerin uygulanmaması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-TCK'nın 50/4. maddesinde “ taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, ancak, bu hükmün, bilinçli taksir halinde uygulanmayacağı” belirtilmiş olmasına karşın, meydana gelen olayda bilinçli taksirle hareket ettiği mahkemece de kabul edilen sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının paraya çevrilmesi,
Kabule göre de;
2- Sanık hakkında verilen 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasının TCK’nın 50/4 maddesi gereğince 50/1-a maddesinde belirtilen seçenek yaptırımlardan adli para cezasına çevrilirken hesaplama hatası yapılarak 16.200,00 TL adli para cezası yerine 16.000,00 TL adli para cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 11.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy